Diper Hesapları, Bu Paralel Yapıdan Kim Soracak?

06 Ocak 2014 Pazartesi, 14:13

Hamd Alemlerin Rabbine mahsustur. Selatu Selam Rabbul Aleminin elçisi Hz.Muhammede  (sav) olsun.

Ülkemizde rüşvet ve yolsuzluk operasyonları adı altında 17 Aralık günü eş zamanlı baskınlar yapıldı. Bazı ev ve şirketlere, yapılan baskınlar sonucu onlarca işadamı, bürokrat ve yakınları gözaltına alındı. Operasyon zamanlaması manidar çünkü yaklaşık 14 ay gibi zaman takip söz konusu ve takip altı ay önce bitmesine rağmen operasyon yapılmamış ve özellikle yerel seçim çalışmaları sürecinde düğmeye basılmıştır. Yapılan operasyonlar ülke ekonomisine ve siyasi iktidara bir darbe girişimi olarak adlandırıldı. Operasyon girişimi halende devam etmektedir.

Bu seferde operasyonlara maruz kalan hükümet kanadı, karşı atağa geçip kendi üstlerine haber vermeden devlet içerisinde ucu dışarıda “Paralel” bir yapı kuran bir hareketin savcı hâkim ve polislerinin görevlerinde değişikliğe gitti. Yapılan değişiklikler ne kadar etkili olur bilinmez ama hükümet kanadının bu paralel devletten gelecek başka bir dalga operasyonu beklemektedir. Çünkü hareketin başlarında bulunanlar “30 Mart seçimlerine kadar çok hareketli günler bizleri beklemektedir” şeklinde açıklamalarda bulunuyorlar.

Operasyona maruz kalan hükümet yetkilileri ise kendilerine yapılanları çıkıp her meydanda halka açıklamalarda bulunup kendilerine siyasi bir darbe yapılmak istendiğini, bu operasyonları yapan savcı, hâkim, polislerin kendilerine hukuksuzca iftira ve karalamalar yaparak hükümeti itibarsızlaştırmaya çalışıldığını belirtiyorlar. Hükümet yetkilileri bu yargı ve yürütmeye güvenlerinin kalmadığını ve bu yapının içerisinde bulunanlara operasyonun hesabını soracaklarını belirtiyorlar

Peki, bölgemizde şu anki devlet anlayışında olmadığına inandığımız fakat bu paralel yapı tarafından yapıldığına inandığımız operasyonlar, saldırılar, karalamalar, iftiralar ve hukuksuzca tutuklamaların hesabını bu paralel yapıdan kim soracaktır.

Diyarbakır’da gündüz ortası dindar bir bayanın kaçırılmaya çalışılmasını, siyasi bir partiye ait bir semineri hukuksuzca ve açık bir şekilde dinleme yapanı ve Dicle üniversitesinde kutlu doğum programı yapmak isteyen dindar öğrencilere engelleme girişiminde bulunup saldıranlar, fakat öğrencileri öldürülmek için saldıranları bulmayıp ve yaralı dindar öğrencilere ceza veren bu paralel yapıdan hesabı kim soracaktır.

Batmanda sadece kardeşi kardeşe düşman yapmak için insanları öldürüp, öldürdükleri kişinin katili olarak da sadece dindar olduğu için bir insanı gözaltına alarak ve o toplumun içersine fitne sokmak isteyen bu paralel yapıdan hesabı kim soracaktır.

Muş’ta yapılmak istenen Üstad Bediüzzamanı anma ve anlama etkinliğini yasaklamak isteyen, kutlu doğum etkinliklerine izin vermeme gibi girişimlerde bulunan ve peygamberimizi daha iyi tanıyalım diye yaklaşık 2 bin kişinin katılımı ile yapılmak istenen siyer sınavı için okul vermeyen bu paralel yapıdan hesabı kim soracaktır.

Elazığ’da İslami çalışma içerisinde olan bir derneğe kaset atıp ve derneğin gönüllüleri ile üyelerine 150 yıl ceza veren bu paralel yapıdan hesabı kim soracaktır.

Gaziantep’te sadece kızını başörtüsü ile okula göndermek isteyen güllü çevik bacıya verilen cezaya sebep olan bu paralel yapıdan hesabı kim soracaktır.

Peygamber sevdalıları platformuna ait derneklere giden genç üye ve gönüllülerine muhbirlik adı altında yapılan ahlaksız tekliflerin ve yine Kuran nesli platformuna ait dernekleri taşlarla, Molotoflarla, bombalarla ve silahlarla saldırıp ve üyelerini yaralayıp hatta öldürenlerin faillerini bulmayan veya bulmak istemeyen bu paralel yapıdan hesabı kim soracaktır.

28 Şubat surecinde iftiralar sonucu mahkemelerde mağdur edilenler ve 15 yıl sonra aynı dosyayı tekrar gözden geçirerek insanlara ceza yağdıran bu paralel yapıdan hesabı kim soracaktır.

Evet, yıllarca bölgemizde binlerce dindar Müslüman bu paralel yapı tarafından mağdur edildiler ve seslerini duyan bile olmadı. Ne kadar mağdur edildiklerini söyledilersede arkasından hemen ikinci bir mağduriyetleri yaşadılar. Yani anlayacağınızı eğer mağdur edildiyseniz dahi sesinizi çıkarmayacaksınız.

Ama bu Müslümanların da hesaplaşacağı bir mahkeme vardır. Bu mahkeme öğle tv lerde çıkan beşinci boyut mahkemeler gibi değildir.

Selam ve dua ile…

Muhammed Furkan