Alemlere Rahmet Hz. Muhammed

11 Ocak 2014 Cumartesi, 21:16

BİSMİHİ SUBHANEHU

Alemler karanlıklar içerisindeydi, diri diri kız çoçukları, toprağa gömülüyordu. Zulum ve tuğyan almış başını gidiyordu. İnsanlar Allah’ı bırakıp başka rabler edinmişlerdi. Lat, uza,menat ve hubel putları ilah olarak kabul ediliyordu. İşte böyle bir ortamda zulumatın içerisinde bir nur doğdu, gökyüzünde bir yıldız belirdi… adı Ahmet yıldızıydı. Hasan bin sabit şöyle anlatır: bir Yahudi, ey Yahudiler diyerek hemen toplanmalrını istedi bütün Yahudiler bir araya toplanınca vallahi bu gece Ahmet yıldızı doğdu diyerek bu olayı onlara haber veriyordu.

İbrahim a.s dua’sı geliyordu: Ey Rabbimiz! Onlara, içlerinden senin âyetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitap ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek bir peygamber gönder. Çünkü üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan yalnız sensin.(bakara-129)

Allah c.c İbrahim a.s’mın dua’sına icabet etmiş ve Nitekim kendi içinizden size âyetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden arındıran, size Kitabı ve hikmeti talim edip bilmediklerinizi size öğreten bir Resûl gönderdik. (bakara-151)

İsa a.s’mın muştusu geliyordu; Hatırla ki, Meryem oğlu İsa: Ey İsrailoğulları! Ben size Allah’ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim, demişti.(Saf-)

O doğduğunda medain şehrindeki iran kisrasının 14 sutunu biranda yıkılıveriyordu.

Mecusilerin tapmakta olduğu bin yıllık ateş biranda sönüveriyordu.

Mukaddes sayılan save gölü kuruyuverdi.

Muhammed Mustafa’nın doğduğu gece artık kahinler,şeytan ve cinlerden haber alamaz oldu.

O ki adı yerde Muhammed gökte Ahmed mahşerde Mahmut olandı. O geldiğinde yer, gök, arş ve kursi aşka geliyordu. Nübüvvet kendisine verilmeden el-emin ünvanını almıştı. Hira mağarasında kendisine peygamberlik geldiği zaman ağaç ve taş O’na selama durmuş ve ente Resulullah(sen Allah’ın resulusun) diyordu.

Bütün kerim ahlaklar O’na hibe edilmiştir.

Elbisesinde bir sukünetlik vardı.

İyilik O’nun şiarıdır,takva onun kalbinde, hikmet O’nun sözlerindedir.

Doğruluk ve vefa O’nun tabiatında vardır. İyilik ve afetme ahlakındandır.

Hak O’nun getirdiği şeriattadır.

Hidayet O’nun imamıdır.

İslam O’nun milleti(dini) dir.

Ahmed O’nun ismidir.

Delaletler O’nunla hidayet bulur.

Cehalet O’nunla ilimlenir.

Alçaklıklar O’nunla yükselir.

Tefrikalar O’nunla birleşir.

Küskün kalpler O’nunla sevgi bulur.

Ümmeti insanlar için en hayırlı ümmettir.

O sadık-ul emin(doğru sözlü ve güvenilir) dir

Kötülüğü kötülükle defetmez.

Af ve bağışlayıcıdır.

Allah c.c. Onu vefat ettirmez taki yoldan sapmış olan topluluklar la ilahe illallah demedikçe.

Kör olan gözler O’nunla açılır.

Sağır kulaklar O’nunla işitir.

Kapalı kalpler O’nunla basiretleşir.

Birkeresinde ashabına şöyle demişti: Siz biliyormusunuz Allah’a en sevimli olan iman kimin imanıdır.

Ashabı: Meleklerin imanıdır demişti O: Hayır meleklerin imanı değil bunu üzerine ashabı peygamberlerin imanıdır, demişlerdi. O yine hayır demişti. O zaman bizim imanımızdır ya Resulullah! O yinede hayır demişti. Çünki ben aranızdayım. Beni görüp iman ettiniz. Ashab hayretle sordu! Allah’a en sevimli iman kimin imanıdır ya Resulullah! Allah Resulu şöyle cevap verdi: sizden sonra gelen kardeşlerimin imanıdır. Onlar beni görmedikleri halde bana iman edenlerdir. Allah c.c. cümlemize Resule layık ümmet olmayı nasip etsin.

(Nihat ÇAM)