Bir 'Hüseyin' Bir 'Şehid'

17 Ocak 2014 Cuma, 01:53

Bismihi Sübhanehu

“Müminler arasında öyle erler vardır ki, Allah’a verdikleri sözde durmuşlardır. Kimileri sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimileri de sözünü yerine getirmeyi beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde sözlerini değiştirmemişlerdir.” [Ahzap / 23]

Hüseyin; Bu toprağın bağrında yetişen bir Veli’dir… hayatı ve ölümü Allah için olan  bir mümindir.. Küfre meydan okumada bir mücahit, hak ve hakikat ehli bir abid’tir. Kuran’ın hakim olması yolunda nefsini Allah’a satan bir yiğit er..

Hüseyin bir duruştur, çağdaş nemrutlara karşı İbrahim, Fravun’lara karşı bir musa.. haccac’lara karşı Said bin Cübeyr’dir.

Hüseyin bir mektebdir… şehadete koşan Selçuk, A.kadir, Ahmet ve Muhammed Ata’ların yetiştiği… cennetin kılıçların gölgesinde olduğunu bilip ‘’fe firru ilallahi ( o halde Allah’a koşun’’ emrine icabet ederek

Hüseyin bir çizgidir, hak ile batılı birbirinden ayıran, ‘’hayat iman ve cihad’tır hadisiyle amel ederek.

Hüseyin; İbrahimi teslimiyetin çağdaş versiyonudur Amed ilinde.. İsmail’ce kurban edilmektir Beykoz sahnesinde..vucudunu mermilere siper ederek Allah’a verdiği ahdi yerine getirmenin adıdır.

Hüseyin; İslami davada en iyilerimizi feda etmeyi bize öğreten örnek bir şahsiyet, ve    "İzzetli bir şekilde ölmek, zilletle yaşamaktan daha iyidir." diye haykıran bir dava eridir. Ölümü şehadet, sürgünü seyahat, zındanı halvet gören rabbani bir alimdir.

Bir çığlık, bir sayha, bir feryat olup uyuyan ümmeti uyandırma pahasına bir ses olmuştur Hüseyn.  Küfrün oyun ve desiselerini bertaraf etme pahasına bir ali , Hamza, ömer olmuştur.

İmanı ve cihadı kendine hayat kılavuzu yapan  bir Hüseyin bir şehitten bahsediyoruz… zira şehit bir mum gibidir. Etrafını aydınlatırken kendi erir. Bugün Hüseyin bir meşale olup dalda dalga yayılan bir kıyamın öncüsü olmuştur. O’nun kanının bereketi her tarafa yayılmış nice Selahattin, salim, zeki ve Übeydullah’ı yeşertmiştir. Kutlu bir kervanı yola çıkarmıştır. O  kervan ki ölümü (şehadeti) hayata tercih eden, canını cennet karşılığında Allah’a satan ve Şeriat yolunda şahadet yarışına girerek Heyhat minez zille ‘’zillet bizden uzaktır’’ desturu ile hareket eden.

Hüseyin bizlere 21. yüzyılda hayatını hicret ile taçlandırarak, Allah’a nasıl feda olunacağını göstermiş, adeta şahadeti ile Müslümanlara ilham kaynağı olmuştur.

Zulüm, baski ve dayatmalara boyun eğilmeden i'layi kelimetullah için verilen mücadele sonucunda gelen ölüme şerefli ölüm denir

Rabbimiz cc şehitlerle ilgili bir ayette şöyle buyurmaktadır: "Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın. Aksine onlar diri olup Rableri katında riziklandırılmaktadırlar. Allah'ın lütfünden kendilerine vermiş olduklarıyla sevinç içindedirler ve arkalarından henüz onlara kavuşmamış olanları, kendilerine bir korku olmayacağı ve üzülmeyecekleri üzere müjdelerler." (Ali Imran,169-170)

Şehadetin önemini ve şehitlere yapılan ikramı bildiren ayet ve hadisleri okuyan sahabelerin (r.a.) sehit olmak için hep savaş meydanlarına koştuklarını görmekteyiz.

Hüseynin yolu; Evlendiği gecenin sabahında cihada çağrıldığını duyup, sabah erkenden yıkanma fırsatı bulamayarak cünüp olarak Uhud meydan muharebesine şehadete kosan, müşriklerle göğüs ğöğüse çarpışarak sehid olan ve sonra melekler tarafından yikanan el-Gasil lakaplı Hz. Hanzala (r.a.)'in yoludur

Ya rabbi  Kafirler tarafından sehit edilsem. Sonra karnimi yarsalar, ciğerimi çıkarsalar, burnumu ve kulaklarımı kesseler sonra kiyamet gününde "niçin bunlar sana yapıldı?" desen, ben de: "Ya Rabbi! Senin için" desem! Bu benim için her şeyden daha sevimlidir" diyerek Allah'a yalvaran Abdullah (r.a)’ın yoludur.

Günlerce aç oldugu halde avucundaki birkaç hurmayi yemek için geçecek vaktin, sehadetinin dolayisiyla cennete girmesinin gecikmesine sebep olacagini düsünerek avucundaki hurmalari yemeden atan ardından da kılıcını çekip müşriklerin arasına dalarak şehit düsen Hz. Umeyr  (r.a)’in yoludur.

Kahramanlığı ve şehit olup sakat ayağıyla cennete adım atmasına engel olan oğullarını şikayet etmek üzere ağlayarak Resulullah (s.a.s.)'e gelen ve Resulullah (s.a.s.)'den savaşa çıkma izni aldıktan sonra Uhud vadisinde şehit olan Hz. Amir ibnu'l-Cemuh (r.a)’un yoludur.

Selam ve dua ile

(Nihat Çam)