Êdî Bese BDP

13 Mart 2014 Perşembe, 20:50

Ak Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Galip Ensarioğlu’nun BDP hakkındaki ifadesi ne kadar doğru. Bir süre önce AK Parti ile BDP’liler arasında Kayapınar’da bir kavga yaşandı. Bu kavgadan sonra Ensarioğlu, “Bütün kavgalarda BDP var” diyerek. Olayı özetlemişti.

Kimsenin kimseye saldırmaya hakkı yok. Benim gibi senin gibi düşünmüyor diye. Neredeyse olaysız, saldırısız, kavgasız bir günümüz geçmiyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinde. BDP’nin güçlü olduğu yerlerde.

İpini koparan saldırıya geçiyor. Askerlik yapanlar iyi bilir “kep düştü, kel göründü” diye…

Şimdiye kadar yapılan saldırılara bir kılıf uyduruyordunuz. Hepsinde haksız olduğunuz halde, bir gerekçe ortaya atıyordunuz. Tabanınız da size inanıyordu.

Kendiniz dışında kimseye hayat hakkı tanımıyorsunuz. Yaptıklarınızın da doğru olduğuna inanıyorsunuz. Kimse kusura bakmasın gerekçesi ne olursa olsun. Kimsenin kimseye saldırma hakkı olamaz. Madem güçlüsün, demokratsın bu despotluk niye?

Van’da yaşanan en son olay bardağı taşıran son damla oldu. Bu saldırıyı BDP’li Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Osman Baydemir bile sert bir dille eleştirdi. Van’da Hür Dava Partisi mitinginden dönen bayanlara Van BDP İl Başkanlığı’ndan çıkan 15-20 kişilik bir grup saldırıya geçiyor.

Savaşlarda bile kadına, çocuğa ve yaşlıya dokunulmazken BDP’liler kadına el kaldırıyor. Sözün bittiği yerdeyiz. Kadınlara saldırdılar. Acımasızca yerde tekmelediler. Halktan ve STK’lardan tepkiler yükselince Van Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Bekir Kaya, su saldırıyı örtbas etmeye çalıştı. Söz konusu kadının parti binası önünde bayıldığını ve kendisini hastaneye götürenlerin BDP’lilerin olduğunu söyledi. Bu ne kadar inandırıcı geliyor size bilmiyorum. Ama kusura bakmayın ben hiç inanmıyorum. Televizyon ekranlarında birbirlerine sarılıp ağlayan bayanların yüzündeki ifade her şeyi anlatıyordu. İfadeleri de BDP’lilerin saldırdığı yönünde idi.

Evet kep düştü kel göründü. Mızrak çuvala sığmıyor. Herşey gün gibi ortada. Bir tahammülsüzlük söz konusu, bu tükenmişliğin resmidir. Ne yaparsan yap artık bu inançlı halka kinini gizleyemiyorsun. Kin kusuyorsun. Öfke kusuyorsun. Ama sonuç alamıyorsun.

Çünkü saldırılara karşılık verilmeyince mazlum edebiyatı yapamıyorsun. Bana göre BDP’liler yanlış yoldadır. Böyle bir siyaset , böyle bir despotluk ve böyle bir özgürlük mücadelesi olamaz…

BDP’lilerin kadına ilk saldırısı değil bu. 2011 genel seçimlerinde de yine Van’da AK Parti mitiginden dönen bayanlara saldırı olmuştu. Aynı yıl Diyarbakır’da Bağlar ilçesi göçmenler caddesinde geçmekte olan bir çarşaflı bayana o zaman Emine Ayna’nın seçim bürosundan çıkan 5-6 kişilik bir grubun saldırıları olmuştu.
Ama ne diyelim etme bulma dünyası bu. Sen bu zulmü burada kendi halkına reva görürken, başkaları da batı illerinde aynı zulmü sana reva görüyor. Sana hayat hakkı tanımıyor. Sonra da veryansın yapıyorsun. Sana yapılmasını istemedin bir şeyi, sen de başkasına yapmamalısın. Molotoflarla, işyerlerini, arabaları ateşe vermekle ya da taşlamakla bu halk kazanılmaz. Saldırının hiç haklı bir gerekçesi olamaz. Ama sen ektiğini biçiyorsun.

Kısacası alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste diyoruz. Bana göre barış ve demokrasi partisinin adının sorgulanması lazım. Acaba biz ne kadar demokratız? Biz ne kadar barışseveriz?

Ya da biz bu barış ve demokrasinin neresindeyiz?

Son söz olarak Êdî bese BDP diyoruz.

Hoşça kalın, selametle kalın...

(Yekta YILMAZ)