Şımarıkların şaşkın düellosu ve mazlum halk

15 Ekim 2015 Perşembe, 02:23

Çevresinden iltifat ve teveccüh görenler zamanla gurura kapılır. Gurur, kibirde zamanla zorbalığa götürür kişiyi. Zorbalaşan kişi veya kişilerde artık kendilerini adalet vahasının bulunmadığı azgın çöllerde bulur. Şaşkın şaşkın dolaşır durur. Artık nasihat ve öğütlere kulaklarını tıkadığı gibi zorbalıklarına, çifte standart uygulamalarına, ayrımcılıklarına getirilen eleştirilere de tahammülleri olmaz, daha da azarlar.

Kendilerinden başkasını gözleri görmez. Hele hele aynı kendileri gibi şımarmış şaşkınlaşmış biri ile yüz yüze karşı karşıya kaldılar mı birbirlerine fırtına estirirler. Tabi, lafta birbirlerine saldırırlar, silahlardan çıkan kurşunlar ise mazlum halkın üzerine yağmaktadır. Nasılsa kurşunlarını birbirlerine değilde mazlum halkın evlatlarına sıkmaktalar. Ölen halkın çocukları, naralarını atan, birbirine tehdit savuranlarsa onlar.

Her taraftan; aklı başında, akl-ı selim ile hareket eden vicdan ehlinin sesi yükseldiği halde bu şımarık ve şaşkınlar gelen sesleri duymaz. Yine bildiğini okur, bildiğini yaparlar. Ama unuttukları bir şey var ki yanan ateşin bir gün kendilerini de yakacağıdır. ‘’Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’’, ‘’her koyun kendi bacağından asılır’’, ‘’eden bulur’’. Mantığını bir türlü doğru anlayamadılar, kavrayamadılar.

AKP ile Sayın Erdoğan ve HDP ile efendilerinden bahsediyorum. Kendi makamları-mevkileri, çıkarları için milleti birbirine kırdıran kirli zihniyetlerden bahsediyorum. Daha öncede bir-iki yazımda bu hususa değinmiştim. Şimdi de tekrar belirtmek istiyorum. AKP ve Erdoğan bu gayri adil tutumlarını değiştirmezse, çifte standart uygulamalarına devam ederse, iç ve dış politikadaki tutumunu gözden geçirmezse gittikçe batacak. Gerek ülke içinde gerekse küresel bazda doğu-batı siyaseti sahneye konulmuş. AKP önceleri batı ve ABD’nin yanında yer alarak siyasetini belirlerken, Doğu Bloğu ile de asla zıtlaşmamaya çalıştı. Öyle ki gerek çeçenler gerekse Doğu Türkistan ve gerek Türkî cumhuriyetlerde ki müslümanların gördükleri zulümlerden dolayı sesleri arşı titrettiği halde AKP ve Erdoğan ciddi bir tepki verip tavır almadı. Bırakalım bunu, kaç âlim ve lider İstanbul’da suikastlarla katledildi (Rabbim şahadetlerini kabul buyursun ) ne failleri ve uzantıları yakalandı nede herhangi bir tedbir alındı. Sadece israil’e tavır takınıldı, bu da Ortadoğu ile bağlantılı olarak ABD ve Avrupa ile aralarına soğukluk girmesine sebebiyet verdi. Tabi ki AB’nin de bunda etkisi vardı. Doğu Bloğu ile daha sıkı fıkı olamaya yöneldiler. Türkiye’ye sığınan müslüman âlim ve komutanlar katledilmeye devam etti. AKP ve Erdoğan yine sessiz kaldı. Işid meselesi yaygınlık kazanınca PKK ve HDP’yi hoşnut etmek için ya da ABD’nin PKK’yı kullanmasından çekindiği için ABD ile yine anlaşarak soğuyan ilişkiler, incirlik üssü gibi büyük ve tehlikeli bir vebal gerektiren haklar ile ısıtıldı. Artık incirlik üssünden ABD uçakları IŞİD bahanesi ile rahatlıkla müslüman halkları vurabilecek ve vuruyor.

Bunun yanda AKP ile Erdoğan, bilerek ya da bilmeyerek iktidara geldiği günden beri PKK ve türevlerini güçlendirmiştir. PKK AKP’nin yönetimi döneminde güçlendiği gibi hiçbir dönemde güçlenmemiştir. Doğru dürüst tabanca-keleş kullanmasını bilmeyen PKK militanlarına her türlü silahı kullanımı öğrenme ortamı hazırladığı gibi bütün şehir merkezlerini silahlarla doldurmasına sebebiyet vermiştir.

6-7 Ekim olaylarında 50 civarında insan öldürüldüğü halde hiçbir şey yokmuş gibi davranan AKP, Suruç olayından sonrası iki polis katledildikten sonra sanki yeni uykudan uyanmış gibi hareket etmiştir. Oysaki gerek HÜDA-PAR yetkilileri, daha öncesinde de Mustazaflar Hareketi ve Mustazaf Der. yetkililerinin uyarı ve raporlarına rağmen işi kulak ardı etmiş ve bugünkü ortamın oluşmasına sebebiyet vermiştir. HDP-PKK’ye gelince ABD ve batı ile temaslarından sonra AKP’ye karşı kullanılmak için bu küresel güçler tarafından siyasi ve askeri olarak eğitildiler. Fakat unuttukları husus şudur; devletler birbirlerine örgütleri çok ucuza satarlar. ABD ve batı AKP’nin destek ve müsamahası HDP-PKK ve türevlerini çok şımarttı artık. Kürt ve müslüman avına çıktılar. İslami değerlere saldırmaya başladılar, öyle ki artık gözleri kendilerinden başka bir şey görmüyordu. Yaktılar, yıktılar, sorguladılar, kaçırdılar, haraç aldılar, ceza verdiler, katlettiler. AKP ve T.C Devleti sessiz kaldı. Zira ölen Kürtlerdi, yakılan Kürtlerin yaşadığı beldelerdi. Taki polis-asker öldürünce bu defa şımarık ve şaşkınlar birbirine girdi. Tabi yine olan halka ve millete oluyor.

Rabbim mazlum ve mustazaf halkları muhafaza etsin. Bu şımarık ve şaşkınların çifte standart uygulamalarından kurtarsın. Adalet ile kendilerine muamelede bulunan idareciler nasip etsin. Amin

EN EMİNE EMANET OLUNUZ

WE-S SELAM

(M. Emin Selim İbrahimî)