Müslüman ve kumar(!)

24 Aralık 2015 Perşembe, 16:01

Yokohoma Üniversitesi Dinler Tarihi profesörü Dr. Akiko Miyahara, komşuları olan Pakia Devleti Müslümanlarının  dinini araştırmakla görevlendirilmişti. Bu ülkenin yüzde doksanı kendilerine Müslüman diyorlardı.

Prof. Miyahara, İslam’ı çok iyi bilen birisiydi. Ne var ki, o kendilerine Müslüman diyen insanların ne derece İslâm’ı tatbik ettiklerini merak ediyor ve o gayeyle Pakia’ya gidiyordu. Uçağından inen profesör, oteline gitmek için bir taksiye bindi.

Yolda giderlerken şoföre,

‘Bu ince uzun yapılar nedir?’ diye sordu.

Şoför, ‘Minaredir. Ezan okumak için kullanılır.' dedi.

Profesör, ‘Peki ezan ne için okunur?’

Şoför: ‘Namazı bildirmek için’ dedi.

Profesör: ‘Namaz Müslümanlığın şartlarından biri, bunu mazeretsiz terk eden kişi ehli sünnet imamlarından Ebu Hanife’ye göre müebbetle cezalandırılır. Diğer üç imama göre ise daha ağır cezalandırılır değil mi şoför bey?’ diye sordu.

Şoför gayrı memnun bir tavırla: ‘Bilmiyorum’ dedi.

Profesör: ‘Affedersiniz sizi Müslüman sanmıştım da!’ deyince şoför birden parladı: ‘Tabi Müslüman’ım. Babam dört defa hacca gitti. Her sene kurban keseriz. Ne yalan söyleyeyim dini hükümleri pek bilmem, namaz da kılmam, bazen de içerim. Ama Allah affeder. Yeter ki için temiz olsun! Ehli sünnet dedin ya, çocuklarımızı sünnet ederiz tabi, hem de en pahalı salonlarda en pahalı içkilerle.’  Profesör sustu; otele geldiler.

Sabah olunca profesör sokağa çıktı. Müslümanları merak ediyordu. Bir bankanın önünden geçerken, sakallı, yaşlı bir adama rastladı.

Anketine başlamak düşüncesiyle:‘Affedersiniz efendim, Müslüman mısınız?’ diye sordu Adam küplere binmişti: ‘Ulan sakalımı görmüyor musun? Bana Hacı Ahmet derler, tabi ki Müslüman’ım!’ dedi. Profesör: ‘Peki nereye gidiyorsunuz böyle Hacı efendi?’ diye sordu. Hacı: ‘Bankaya para yatırmaya gidiyorum, bu sıra iyi faiz veriyorlar!’ dedi. Bunun üzerine profesör, ‘Dininizde faiz haram değil mi?’ diye sorunca; adam, sinirlenerek: ‘Orayı karıştırma benim içim temiz! Allah affeder. Hem bu devirde…’ diye devam edince profesör şaşkınlık içinde susmuştu. Bunun gibi daha nice olaylar yaşayan Prof. Miyahara, ülkesine dönüşte raporuna şunları yazmıştı: ‘Pakia insanlarının yüzde doksanı kendilerine Müslüman diyor. Fakat Kur’an ve sünnetteki (bunlar Müslümanlığın iki ana kaynağıdır) Müslümanlık başka, Pakia’daki Müslümanlık başka. Müslümanların ekseriyeti kendi dinlerini bilmiyorlar.’ (Pakia Mektupları İ.SÜREYYYA SIRMA)

Bu sözler yıllar önce okuduğum bir kitaba ait. Müslüman halkların durumunu örneklerle ortaya koyan ve bu bağlamda her Müslümanın mutlaka okuması gereken bir kitap. Bu satırları bana TV ekranında görmüş olduğum ‘Milli Piyango’ kuyruğu hatırlattı. Milli piyango; yani milli kumar demek daha doğru olur(Masum gibi görünen bu illet perde arkasında nice trajik olaylara sebebiyet vermiştir). Onlarca Müslüman’ı bu utanç kuyruğunda görünce üzülmemek elde değil. Bu kumarın devlet eliyle organize edilmesi ise ayrı bir rezalet, ayrı bir utançtır. Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bir ülkede devlet eliyle meşrulaştırılan dev bir kumar çarkı ve başında hayal âlemine dalmış Müslümanlar(!)

Bir an oradakilere o profesörün yaptığı gibi ‘Ey cemaat Müslüman mısınız, eğer Müslümansanız bu kumar kuyruğunda işiniz ne?’ diye sorsaydım ne derler diye düşündüm. Büyük ihtimalle profesöre verilene benzer ya da belki de daha büyük tepkiler alırdım. Çünkü söz Müslümanlığa gelince hepimiz dört dörtlük Müslüman oluyoruz. Malum edebiyatı kuvvetli bir milletiz. Ama gerçekte Prof. Miyahara’nın dediği gibi dinini tam bilmeyen, yaşamayan bir toplumuz. İşte bu yüzden çoğu kez farkında olmayarak, İslam’a aykırı davranışlar sergileyerek yanlışlarla dolu cahilce bir hayat sürdürebiliyoruz.

Bir Müslüman olarak, halkını kumar gibi bir günaha bulaştırıp teşvik eden devlet yetkililerine sesleniyorum. Bir an önce bu kumar çarkı durdurulmalı, halka maddi ve manevi zararlar veren Milli piyango rezaletine son verilmelidir. (Arzu AŞKIN)