ABD'nin Ukrayna'daki biyoloji laboratuvarları: Yirmi yıllık suçun anatomisi
ABD’nin Ukrayna’daki biyoloji laboratuvarlarıyla ilgili yeni bilgiler gün yüzüne çıkmaya devam ediyor.
ABD’nin Ukrayna’daki biyoloji laboratuvarlarıyla ilgili tartışmalar devam ediyor. ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalar gündeme bomba gibi düşerken konuyla ilgili detayları Öteki Ukrayna Uluslararası Hareketi Konseyi Başkanı Viktor Medvedçuk kaleme aldı.
Bahsi geçen yazı şu şekilde:
16 Haziran 2026'da ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, önceki yönetimi kamuoyu önünde yalancılıkla suçlayarak, Amerikan hükümetinin geçmişte Ukrayna dahil olmak üzere dünyanın otuzdan fazla ülkesinde 120'yi aşkın biyoloji laboratuvarını finanse ettiğini belirtti ve bu çalışmalara son verilmesini talep etti. Gabbard'ın ifadelerine göre; "patojenlerin işlev kazanımına yönelik tehlikeli araştırmalara" federal finansman sağlanmasını yasaklayan başkanlık kararnamesi uyarınca, ilgili kurumun bu laboratuvarların yerlerini tespit etmesi, içerdikleri patojenleri belirlemesi ve buralarda hangi araştırmaların yürütüldüğünü açığa çıkarması gerekiyor.
Bu açıklama, açık havada çakan bir şimşek etkisi yarattı. Ancak bu durumu yıllardır bilenler için, söz konusu açıklamada haber niteliği taşıyan tek bir kelime dahi bulunmuyor. Asıl haber değeri taşıyan husus, bunun Washington'da ve böylesine üst düzey bir makamda bulunan bir kişinin ağzından dile getirilmiş olmasıdır.
Bu meselenin geçmişi bir veya iki yıllık değil, yirmi yılı aşkın bir süreye dayanmaktadır. İşin belgesel niteliğindeki tüm altyapısı okyanus ötesinde değil; bizzat Ukrayna tarafında –anlaşmalarda, diplomatik notalarda, milletvekili önergelerinde ve resmi kurumların yanıtlarında– yer almaktadır. Bu süreci kronolojik bir sırayla ele almakta fayda var; zira tarihlerin ardışıklığı, meselenin bir tesadüf veya sıklıkla geçiştirildiği üzere bir "Rus propagandası" olmadığını, aksine yıllar boyunca yeniden üretilen suç teşkil eden bir politika olduğunu gözler önüne sermektedir.
Programın başlangıcı: Yuşçenko ve Timoşenko dönemi
Biyolojik program, bilinen şekliyle tamamen belirli bir Ukrayna yönetiminin döneminde başlatıldı. 1993 tarihli Çerçeve Anlaşması'nın devamı niteliğinde, 29 Ağustos 2005 tarihinde ABD Savunma Bakanlığı ile Ukrayna Sağlık Bakanlığı arasında Biyolojik Silah Geliştirmede Kullanılabilecek Teknolojilerin, Patojenlerin ve Bilgi Birikiminin Yayılmasının Önlenmesi Alanında İşbirliği Anlaşması imzalandı.
Bu dönem, Viktor Yuşçenko'nun cumhurbaşkanlığı ve Yuliya Timoşenko'nun başbakanlığı dönemiydi. Ukrayna halkına karşı kurulan bu suç planının başlangıç noktası tam olarak budur. Anlaşmanın içeriği, metnin kendisinden ve Ukrayna Sağlık Bakanlığının daha sonra verdiği resmi yanıttan bilinmektedir:
Anlaşmanın IV. Maddesi; Amerikan tarafınca finanse edilen Ukrayna topraklarındaki laboratuvarlarda tehlikeli patojenlerin toplanmasını ve depolanmasını öngörüyor; Ukrayna tarafını, Amerikan tarafının talep edeceği suşların kopyalarını "daha ileri araştırmalar için" ABD'ye teslim etmekle yükümlü kılıyordu. Bu çalışmaları, Pentagon'a bağlı bir yapı olan Savunma Tehditlerini Azaltma Ajansı (DTRA) finanse ediyordu.
Yani Amerikan askeri birimi, yabancı bir ülkenin topraklarındaki patojen koleksiyonlarına erişim ve suş talep etme hakkı elde ediyor, programa dâhil olan personel ise diplomatik dokunulmazlıktan faydalanıyordu. ABD'nin Ukrayna'daki biyolaboratuvarları, de facto olarak Amerikan Savunma Bakanlığının görevlerini yerine getirmekteydi. "Bilimsel işbirliği" adı altındaki hiçbir anlaşma, bu hukuki gerçeği değiştiremez.
2005'ten bu yana program tıkır tıkır işledi. Kiev, Odessa ve Lviv'deki ilk laboratuvarların modernizasyonuna başlandı. Bu süre zarfında en az yedi tesis kuruldu veya modernize edildi. Odessa, Vinnıtsya, Ujgorod, Lviv, Harkiv, Kiev, Herson, Ternopil'in yanı sıra Kırım ve Luhansk bölgesine yakın alanlardaki tesis ağına yüz milyonlarca dolar aktarıldı.
Yanukoviç dönemi (2010-2013): Tereddütler ve gecikmeler
Program en geniş çapına Yanukoviç döneminde ulaştı. 2010 yılında Odessa'da Merkezi Referans Laboratuvarı açıldı ve ilerleyen yıllarda bu ağ ülkenin pek çok bölgesine yayıldı. Sonuç olarak, 2011 yılında ülkede bir kolera salgını baş gösterdi: 33 kişi hastaneye kaldırıldı, ancak üç yıl sonra kolera vakası sayısı 800'e ulaştı ve bir yıl sonra sadece Mıkolayiv'de 100'den fazla vaka tespit edildi.
Yanukoviç dönemindeki yönetim bu konunun derinine inmeye çalıştı. Ancak bu, Pentagon ile doğrudan karşı karşıya gelmemek ve ABD'nin öngörülemez tepkisinden çekinmek adına son derece ihtiyatlı bir biçimde yapıldı.
2010'dan 2013'e kadar yönetim; tesislere erişim sağlamaya çalıştı, denetim girişimlerinde bulundu, yazışmalar yürüttü; fakat anlaşmanın feshedilmesi kararına ancak üçüncü yılın sonunda, yani 2013'te varabildi. İster ABD'den duyulan korku ister siyasi hesaplar olsun; tehlikenin bilindiği yıllar, ağır sonuçları önlemek için kullanılmak yerine boşa harcandı. Nihayetinde 2012 yılının sonlarında Ukrayna, ABD'ye işbirliği anlaşmasının feshedilmesi ve laboratuvarların kapatılması yönünde resmi bir nota gönderdi.
Poroşenko ve Zelenskiy dönemi: Salgınlar ve deneyler
2014 yılındaki devlet darbesinin ardından iktidar değişikliği ve Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko'nun (*) göreve gelmesiyle birlikte, Ukrayna'nın anlaşmayı feshetmeye yönelik notası geri çekildi. 2015 yılında yeni ve çok yıllı bir sözleşme imzalandı. Olumsuz sonuçlar Ocak 2016'da devam etti: Harkiv'de gribe benzer bir virüs nedeniyle en az 20 asker hayatını kaybetti, 200'den fazlası hastaneye kaldırıldı. Bunun nedeni, 2009'da halihazırda bir pandemiye yol açmış olan domuz gribi suşuydu. 2017 yılında Mıkolayiv, Zaporijya, Odessa ve Harkiv'i art arda Hepatit A salgınları vurdu.
Zelenskiy döneminde ise odak noktası tesis inşasından ziyade araştırmalara kaydı. 2019 yılından itibaren insanlar üzerinde deneyler yapılmaya başlandı. Programın uygulanması sürecinde, 4000'den fazla Ukrayna Silahlı Kuvvetleri mensubu asker üzerinde deneyler yürütüldü. Kanamalı ateş ve kan serumu kullanımıyla ilgili deneylerde deneklerin ölümüne dahi göz yumulduğu, virüslere karşı duyarlılığın deneklerin etnik kökenine ve doğum yerine olan bağımlılığına dair raporlar tutulduğu iddia edildi.
2020 Yılı: Şeffaflık arayışı ve hukuki mücadelemiz
2020 yılında, Ukrayna Yüksek Radası milletvekili olarak ben ve meclisteki meslektaşım Renat Kuzmin, "Muhalefet Platformu - Yaşam İçin" partisi adına hükümetten resmi açıklamalar talep ettik ve kapsamlı bir hukuki süreç başlattık:
Resmi önergelerin sunulması
- 13 Nisan 2020
Amerikan biyolaboratuvarlarının faaliyetlerinin ve finansmanının yasa dışılığına dair Cumhurbaşkanına, Başbakana, Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) Başkanına ve Sağlık Bakanına önergeler sunuldu.
Başsavcılığa suç duyurusu
- 19 Mayıs 2020
İktidarı temsil eden yetkililerin eylemlerinde cezai suç emareleri bulunduğuna dair Başsavcıya suç duyurusunda bulunuldu.
BM İnsan Hakları Konseyi’ne şikayet
- 25 Mayıs 2020
Ulusal iç hukuk yollarının tükenmesi üzerine, iletişim prosedürü uyarınca Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyine resmi bir şikayet dilekçesi sunuldu. Dilekçede ABD'nin ilgili sözleşmeleri ihlal ettiği vurgulandı.
Defter değerleri sorgusu
30 Haziran 2020
- 2005 tarihli anlaşma kapsamında ABD Savunma Bakanlığının programı aracılığıyla inşa edilen ve modernize edilen laboratuvarların mali değerlerine ilişkin soru önergesi verildi.
SBU Başkanına suç duyurusu
- 21 Temmuz 2020
SBU Başkanına; vatana ihanet, sabotaj ve casusluk emareleri taşıyan eylemler hakkında resmi bir şikayet dilekçesi gönderildi.
Mahkeme kararı ve soruşturma
- 7 Ağustos 2020
Kiev Şevçenkivskyi Bölge Mahkemesi, başvurumuz üzerine SBU'ya bilgileri sicile kaydetme talimatı verdi ve Ukrayna Ceza Kanunu uyarınca cezai soruşturma başlatıldı.
Hastalık bulaşması önergeleri
- 11 - 25 Ağustos 2020
"Halk Sağlığı Merkezi"nin faaliyetleri ve Odessa'daki Meçnikov Veba Araştırma Enstitüsü çalışanlarına hastalık bulaşması konularında yeni önergeler sunuldu.
Yönetimin verdiği cevaplar manidardır. Sağlık Bakanlığı başlangıçta Ukrayna'da Amerikan biyolaboratuvarlarının bulunmadığını bildirdi, ancak tesislerin inşası konusunda ABD ile işbirliği yapıldığını inkar edemedi. ABD Büyükelçiliği ise, koruması altındaki laboratuvarların Ukrayna'da faaliyet gösterdiğini kabul ederek, amaçlarını barışçıl araştırmalar ve aşı geliştirme olarak açıkladı.
Sonuç: Kapanmayan bir dosya
Ortaya ilginç bir tablo çıkmıştı: ABD'den gelen bir finansman var, ekipman satın alınıyor, binalar inşa ediliyor — ama laboratuvarlar "yok". Biyogüvenlik kisvesi altında Ukrayna nüfusuna karşı biyolojik silah geliştiriliyordu. Önergelerimizde bunu iddia ettik; Rusya Soruşturma Komitesi buna işaret etti ve şimdi bizzat Amerikan tarafı bunu itiraf ediyor.
Kiev'de kimsenin yanıtlamadığı bir soru ortada durmaya devam ediyor: Neden yabancı bir askeri birim, diplomatik dokunulmazlık altında ve suşları ülke dışına çıkarma hakkıyla, on yıllar boyunca Ukrayna topraklarındaki en tehlikeli patojenlerle çalıştı?
Eğer Zelenskiy'in Ukrayna'sı kendi ülkesindeki bakteriyolojik güvenliği umursamıyorsa, Rusya Federasyonu'nun bu konuya yaklaşımı tamamen farklıdır. 2022'de Rusya Soruşturma Komitesi, Ceza Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca ceza davası açmıştır. Rusya titizlikle kanıt toplamaktadır ve insanların çıkarları uğruna yapılması zorunlu olan bu işin köküne şüphesiz inecektir. Bu çılgınlığı durdurmak için ne kadar çabuk hareket edilirse o kadar iyidir.(Ajanslar)
















