Galibaf: Direniş Cephesi ve Lübnan kırmızı çizgimiz
İran Meclisi Başkanı ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Hizbullah'ın üst düzey yöneticileriyle gerçekleştirdiği görüşmede, “Direniş Cephesi ve Lübnan, İran’ın kırmızı çizgileridir” dedi.
Şehit Ayetullah Seyyid Ali Hamaney’in cenaze törenine katılan Hizbullah üst düzey üyesi Muhammed Feniş, Pazar günü İran Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Gabilibaf ile bir araya geldi.
Görüşmede Galibaf, Lübnan heyetine Şehit Lider’in cenaze merasimine katılımı dolayısıyla teşekkür etti.
Galibaf, Hizbullah'ın son savaşta sergilediği mücadelenin tarihi bir dönüm noktası olduğunu ve Direniş grupları ile İran arasındaki kopmaz bağı dünyaya kanıtladığını ifade etti.
İran’ın Direniş Cephesi'ne özellikle Hizbullah'a verdiği desteğin İslami ve devrimci bir görev olduğunu vurgulayan Galibaf, şunları kaydetti: "Amerika’nın her zaman istikrarsız ve güvenilmez bir aktör olması nedeniyle, müzakerelerde kendimize has net ve temel ilkeleri muhafaza ettik. Bu kırmızı çizgilerden biri de Direniş Cephesi ve Lübnan meselesidir."
İranlı yetkili, İslamabad Mutabakatı çerçevesinde yürütülen müzakerelere değinerek, mutabakat imzalanmadan önce temel önceliklerinin, Direniş Cephesi'ndeki İran müttefiklerine yönelik savaşın durdurulması ilkesinin metne dahil edilmesi olduğunu ve İran'ın bu noktadan asla taviz vermediğini belirtti. Ayrıca Lübnan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğine özel önem verdiklerini dile getiren Galibaf, yapılan yoğun girişimler neticesinde; mutabakat metninin 1. , 3. , 4. , 5. , 10. ve 11. maddelerinin, 13. madde kapsamında bağlayıcı olarak uygulanması konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı.
Düşman güçlerin, bölgede, Lübnan'da ve Ortadoğu'da barışın sağlanmasının ancak İran’la mümkün olduğunu anladığını kaydeden Galibaf, "Biz onlarla açık bir dille ve mücadeleci bir ruhla müzakere ediyoruz. Bölge ülkelerine de şu mesajı veriyoruz: ABD ve Siyonist rejim ne sizin için güvenlik ne de güç getirebilir" dedi.
İran Müzakere Heyeti Başkanı, "Bölge ülkeleri artık bölgesel güvenlik ve ekonomik büyümenin, ancak bölge ülkelerinin işbirliğiyle mümkün olduğunu biliyor. İslam ülkelerinin bir araya gelmesi ve ihtilafları bir kenara bırakması gerektiğine samimiyetle inanıyoruz” diye konuştu.(Ajanslar)

















