Trump’ın çantasında hediye değil tehdit var
Emekli Hava Kurmay Albay İhsan Sefa, ‘Türkiye’ye tehdit nereden geliyor, buna bakmak gerek. ABD, müttefikleri Yunanistan ve İsrail’e karşı Türkiye’nin F-35 silahını kullanmasına göz yummaz' diyor.
NATO Zirvesi yaklaşırken Türkiye’de yeniden F-35 rüzgarları esiyor. Ekranlarda ABD güzellemeleriyle birlikte ardı ardına F-35 övgüleri… Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda iki tarafta da irade var. İki tarafın da yapması gerekenler var, şu an o süreç ilerliyor.” sözleri bu rüzgarı güçlendirdi. Daha birkaç ay önce atılan “İran’dan sonra sıra Türkiye’de” manşetleri çabuk unutuldu.
‘Anahtarı ABD’de’
Vatan Partisi İzmir İl Başkanı Emekli Hava Kurmay Albay İhsan Sefa’ya “F-35’ler Türkiye’yi önündeki tehditlerden koruyabilir mi?” diye sorduk. Sefa yanıtladı: “F-35’lerle Türkiye’nin önündeki tehditlerden korunması mümkün değil. Çünkü bu uçakların anahtarı ABD’nin elinde. İstediğiniz gibi kullanamıyorsunuz. 2019 yılında Londra’da pilotlar F-35’in başına geçti kodları girdiler ama uçak çalışmadı. Pilotlar, ABD’deki merkezi aradılar aldıkları yanıt, ‘Biz teknik bir nedenle uçuşları durdurduk.’ oldu. Uçakların anahtarı ABD’de… Türkiye’ye tehdit bölgemizde nereden geliyor. Yunanistan ve İsrail… ABD, bu ülkelere karşı Türkiye’nin F-35 silahını kullanmasına göz yumar mı? ABD’nin istemediği hiçbir ülkeye karşı F-35’i kullanamazsınız. Türkiye içinde de F-35 için parça üreten bazı savunma sanayi şirketleri, kâr amacıyla F-35 projesini destekliyor.”

‘Harbe hazırlık oranı standartların altında’
Emekli Hava Kurmay Albay Sefa, F-35’lerin teknik özellikleriyle ilgili de sorunlar olduğunu anlattı: “NATO standartlarında harbe hazırlık ve faal olma oranı yüzde 70’tir. F-35’lerde bu oran daha yüzde 50’ye ulaşamadı. ABD Hava Kuvvetleri dahi bu uçak için verdiği siparişleri yarı yarıya düşürdü. Onun yerine yeni modellere yöneldi. Uçağın 1500 tedarikçisi var. Yedek parçaları farklı ülke tarafından üretiliyor. Diyelim ki, F-35 programına geri döndük. Uçakta bir arıza olsa, yedek parça almak için ABD’ye mecbursunuz. Öte yandan son savaşta, İran’ın ABD’nin görünmez diye pazarladığı F-35’leri vurduğunu gördük.”
1964 dersi
Yerli ve milli uçağımız KAAN için F110 uçak motorlarının Türkiye’ye satışı konusu da gündemde. Emekli Hava Kurmay Albay İhsan Sefa ile ABD Başkanı Trump’ın “Türkiye, NATO'nun güçlü bir üyesi. Onu çok mutlu edecek bir şey yapacağım.” sözlerinin anlamını da konuştuk. Sefa, Hava Harp Okulu’nda okurken mühendis olan öğretmenlerinin anlattıklarını aktardı: “1964 yılında Türkiye Kıbrıs'a yönelik bir harekat planlarken envanterdeki F-84 uçaklarının aküleri bitmiş. ABD Türkiye’ye akü vermeyi sudan bahanelerle ötelemiş. Türk mühendisleri, F-84 uçakları için akü üretmiş ve başarılı olmuşlar. Tam seri üretime geçileceğinde bunu öğrenen ABD, Türkiye’nin yerli üretiminin önünü kesmek ve kendilerine bağımlılığı sürdürmek amacıyla Türkiye'ye bol miktarda akü göndermiş. Şimdi de KAAN’ın motoru konusunda ABD aynı yolu izliyor.”
Hükümetin Türkiye’nin önündeki gerçek tehditlere gözünü kapattığını söyleyen Vatan Partisi İzmir İl Başkanı İhsan Sefa, “Yalnızca hükümet değil, İzmir’de NATO Zirvesi’nin bir aldatmaca olduğunu anlatmak için basın açıklaması yaptık. 11 siyasi partiye ‘Siz de gelin birlikte işin doğrusunu Türk milletine anlatalım.’ diye çağrıda bulunduk. Kimseden ses çıkmadı. Korkuyorlar. Bir tek Vatan Partisi, ABD’ye karşı kararlı tavır alıyor. Önümüzdeki tehditlerden Rusya, Çin ve İran’la ittifak yaparak çıkarız. Bunu yapacak olan da Vatan Partisi’nin içinde olduğu milli bir hükümettir.” dedi.
Şifreli sistem kontrolü kısıtlıyor
F-35’ler “uçan bilgisayar” olarak adlandırılıyor. Bu dev platformun kontrolü de ABD merkezli güvenlik ağlarında. Pilot; uçuşa başlayabilmek için kullanıcı adı ve şifre giriyor. Merkez onay verirse sistem çalışıyor ve uçak havalanıyor. ABD’li şirket onay vermezse, pilot hiçbir şey yapamıyor. Uçak üzerindeki silah sistemlerinin kullanımı da şifrelenmiş yazılım anahtarları ile kontrol ediliyor. ABD’den bağımsız yazılım güncellemesi yapmak mümkün değil. Operasyonel görevler için de yazılım güncellemesi gerekiyor. Haberleşme sistemleri uçtan uca şifrelemeyle korunuyor. Pilotlar ve bakım personelinin yetkileri sınırlı. Pilot sadece uçuş ve görev sistemlerine erişebiliyor. Bakım personeli ise uçağın bakım yazılımını kullanabilse bile silah sistemlerini kullanamıyor.
ABD bile vazgeçti
F-35’ler tarihin en pahalı silah sistemi. Programın maliyeti, bakım, işletme giderleriyle birlikte rakam yıllar içinde artıyor ve programdaki ülkelere yük oluşturuyor. Saatlik uçuş maliyetinin yüksek olması nedeniyle ülkeler uçak sayısını düşürüyor veya programdan çıkıyor. Pentagon bile 2026 yılı bütçesinde almayı hedeflediği F-35 sayısını 74’ten 47’ye düşürdü.
Çöpünü bile ABD’ye götüreceklerdi
Eski Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, 2021 yılında katıldığı bir canlı yayında F-35’lerin Türkiye’yi bağımlı hale getireceğini şu sözlerle anlatmıştı: “F-35 motorlarının ABD dışındaki tek bakım-onarım ve final montaj tesisi Türkiye’de kurulacaktı. Sistem görüşmeleri sürerken ‘pat’ diye bir şart geldi. Dediler ki ‘Bu tesisleri yaparken özel bir bölüm yapacaksınız, kafesli kilitli olacak. Biz oraya bir Amerikalı koyacağız. Orada motorun sıcak bölümlerindeki malzemelerin olduğu yere girmeyeceksiniz ve dokunmayacaksınız. Radarda görünmezlik sağlayan boyanın değişmesi sırasında da atıkları ellemeyeceksiniz, biz alıp Amerika’ya götüreceğiz.” Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit de “F-35’lerin bize faydadan ziyade zararı olur. Bu uçakların uçmasında pilotun katkısı çok sınırlı. Her şey sistemin geliştirenlerin kontrolünde. Uçağın her havalanışında size bir şifre veriliyor.” demişti.
Pentagon raporu: Maliyeti yüksek sorunları çok
Uçan bilgisayar F-35’ler, karmaşık ve büyük miktarda veriyi işledikleri için kaza riski yüksek araçlar. Pentagon’un Ocak 2025’te yayımlanan 2024 Mali Yılı Yıllık Raporu’nda, “F-35 programı, eksiklikleri gidermek ve yeni yetenekler eklemek üzere tasarlanmış yazılımların geliştirilmesi ve test edilmesi için belirlenen program ve performans zaman çizelgelerine uymada hiçbir ilerleme göstermedi.” deniyor. ABD Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi’nin 16 Mayıs 2024 tarihli “F-35 Sürdürülebilirliği: Planlı Kullanım ve Kullanılabilirlik Azalırken Maliyetler Artmaya Devam Ediyor” başlıklı raporu da dikkat çekici. Rapordaki saptamaları sıralayalım: F-35’in sürdürülebilirliği için öngörülen maliyetler, uçağın planlı kullanımı azalırken artmaya devam ediyor. F-35 filosunun genel kullanılabilirliği son beş yılda önemli ölçüde düşüş eğiliminde. Uçağın hiçbir varyantı kullanılabilirlik hedeflerine ulaşamadı. Raporda tüm bu sorunlar, bakım ve onarımla ilgili süreçlere bağlanıyor. Uçağın kritik parçalarının arızalanma oranı nedeniyle onarım süresi uzuyor.(Aydınlık)

















