ECFR araştırması: Avrupalılar olası bir savaşta ABD’ye güvenmiyor
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nin yaptığı yeni araştırma, Avrupa genelinde ABD’ye olan güvenin ciddi şekilde gerilediğini ortaya koydu.
Avrupa ülkelerinde yaşayanlar, olası bir askeri saldırı durumunda ABD’nin kendilerini savunacağına yönelik inançlarını kaybediyor. Washington’ı artık bir müttefikten ziyade en iyi ihtimalle “zorunlu bir ortak” olarak gören Avrupalılar, güvenlik krizlerinde ABD yerine kıta içindeki komşularına güveniyor.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) tarafından mayıs ayında gerçekleştirilen ve 15 ülkeyi kapsayan kamuoyu araştırması, katılımcı devletlerin hiçbirinde çoğunluğun, bir saldırı anında ABD’nin yardıma geleceğine inanmadığını ortaya koydu.
Buna karşılık, savunma konusunda diğer Avrupa ülkelerinin desteğine güvenenlerin oranı yüksek seyrediyor.
ABD’ye güven en sadık müttefik Polonya’da bile azaldı
ABD’nin kıtadaki en güçlü destekçilerinden biri konumundaki Polonya’da bile, Washington’ın askeri yardımına tam veya yeterli düzeyde güven duyduğunu belirtenlerin oranı yüzde 37’de kaldı.
Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri hamlelerine en sert karşı duruşu sergileyen İspanya’da ise bu oran yüzde 12’ye kadar geriledi. Araştırmaya dahil edilen 15 ülkenin genel ortalamasına bakıldığında, olası bir saldırıda ABD’nin kendilerini koruyacağına inananların oranı yalnızca yüzde 23,8 olarak kayda geçti.
Diğer taraftan, Bulgaristan hariç tüm ülkelerde katılımcıların çoğunluğu, bir kriz anında en azından bir Avrupa ortaklarının kendilerine yardım edeceğinden emin olduğunu beyan etti.
Avrupa içi yardımlaşmaya duyulan bu güvenin genel ortalaması yüzde 65,1 olarak belirlendi.
Araştırmanın ortak yazarı ve ECFR Kıdemli Uzmanı Yana Kobzova, sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Kıta genelinde Washington’a olan bağımlılığı azaltma fikrine net bir destek görülüyor. Avrupalılar savunma harcamalarını artırmaya giderek daha fazla hazır hale geliyor ve daha da önemlisi, bir kriz durumunda komşu ülkelerin yardıma koşacağına dair çarpıcı bir güven sergiliyorlar” ifadelerini kullandı.
Raporun diğer ortak yazarı Pavel Zerka ise kamuoyundaki bu bağımsızlık talebinin ve ABD’nin olası bir koruma reddine karşı sigorta arayışının, Avrupalı liderlere güvenlik alanında “daha ileri ve daha hızlı” adım atmaları için bir fırsat penceresi sunduğunu kaydetti.
Ancak bu eğilime rağmen Avrupalıların NATO’ya olan inançlarını korudukları ve örgütü tamamen Avrupa menşeli bir askeri ittifakla değiştirmeye sıcak bakmadıkları görüldü. Ankete katılanların yüzde 29’u böyle bir değişimi iyi bir fikir olarak nitelerken, yüzde 28’i ise buna karşı çıktı.

Trump döneminin adımları kırılma yarattı
ECFR analizinde, Avrupa kamuoyundaki bu zihniyet değişiminin arkasındaki nedenler de sıralandı. Raporda; Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etme tehdidinde bulunması, net bir planı olmadan İran’a yönelik hamleler yapıp ardından ortaya çıkan sorunların çözümünü Avrupalılardan talep etmesi bu nedenler arasında gösterildi.
Ayrıca Trump’ın, Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek adına barış anlaşması için Moskova yerine Kiev’e baskı yapması ancak bundan bir sonuç alamaması, ABD’nin NATO’ya yönelik taahhütlerini tartışmaya açması ve Amerikan askerlerinin bir kısmını Avrupa’dan çekme kararı alması da kırılma noktaları olarak değerlendirildi.
Avusturya, Bulgaristan, Danimarka, Estonya, Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Hollanda, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç, İsviçre ve Birleşik Krallık’ta yürütülen anket çalışması, ABD’yi “çıkarlarımızı ve değerlerimizi paylaşan bir müttefik” olarak görenlerin oranının ortalama yüzde 11’e düştüğünü gösterdi.
Söz konusu oran altı ay önce yüzde 16, Kasım 2024’te ise yüzde 22 seviyesindeydi. Güncel verilerde ABD’nin bir “zorunlu ortak” olduğu yönündeki görüş ağırlık kazanırken, katılımcıların yüzde 13’ü Washington’ı bir “rakip”, yüzde 12’si ise doğrudan bir “düşman” olarak tanımladı.(Harici)

















