Bekayi: Yakın zamanda ABD ile hiçbir düzeyde müzakere planımız yok
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, önümüzdeki günlerde ABD ile hiçbir düzeyde müzakere yapılmasının planlanmadığını belirterek, Doha'daki uzmanlar toplantısının mutabakat zaptının uygulanmasını takip etmeye yönelik olduğunu belirtti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, salı günü İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Önümüzdeki birkaç gün içinde ABD tarafıyla hiçbir düzeyde müzakere programımız bulunmuyor." dedi.
Bekayi, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Hukuk ile Uluslararası İşlerden Sorumlu Yetkili Kazım Garibabadi başkanlığındaki İran uzman heyetinin Doha'ya gönderilmesinin, mutabakat zaptının hükümlerinin uygulanmasını takip etmek amacıyla gerçekleştirildiğini belirtti.
Doha toplantısının odağında dondurulan varlıklar bulunuyor
Bekayi, mutabakat zaptının 18 Haziran'da imzalanmasından bu yana belgenin tüm maddelerinin uygulanmasını sağlamak için her fırsatı değerlendirdiklerini söyledi.
Mutabakatın birinci maddesinin en önemli bölüm olduğunu belirten Bekayi, bu maddenin Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona ermesini kapsadığını ifade etti.
Bunun yanında deniz ablukasının sona erdirilmesi ve İran'ın dondurulan veya erişimi kısıtlanan varlıklarının serbest bırakılması gibi başlıkların da sürekli takip edilmesi gereken konular olduğunu dile getirdi.
Bekayi, yarın Doha'da yapılacak toplantının ağırlıklı olarak İran'ın serbest bırakılan mali varlıklarına erişimin sağlanmasına odaklanacağını söyledi.
Birinci maddenin hem arabulucular aracılığıyla yürütülen mesaj trafiğinde hem de Doha görüşmelerinde ele alınacağını belirten Bekayi, Lübnan'da savaşın durdurulmasının mutabakatın temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Lübnan'daki işgal sona ermelidir
Bekayi, mutabakatın birinci maddesinin çok açık olduğunu belirterek, bu maddenin ilk bölümünde tüm cephelerde savaşın derhal ve kalıcı biçimde durdurulmasının öngörüldüğünü, Lübnan'ın ise açıkça bu kapsamda zikredildiğini söyledi.
Maddenin ikinci bölümünün Lübnan'ın toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine saygıyı içerdiğini kaydeden Bekayi, "Bir ülkenin toprak bütünlüğüne saygı, işgal devam ederken sağlanamaz. Bu nedenle işgalin sona ermesi mutlaka karşı tarafın yükümlülüklerinin bir parçasıdır." ifadelerini kullandı.
Bekayi ayrıca Lübnan'daki iç siyasi gelişmelerin ve Lübnan Meclis Başkanı'nın İsrail ile Lübnan hükümeti arasındaki temaslara ilişkin son açıklamalarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
İran'ın yükümlülüklerinin açık olduğunu belirten Bekayi, ABD'nin de imzaladığı mutabakat çerçevesindeki tüm sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlü olduğunu ifade etti.
Lübnan'da göreceli bir sakinlik sağlandı
Bekayi, mutabakatın 13. maddesine göre nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlayabilmesi için beş temel maddenin uygulanmaya başlanması ve uygulanmasının sürmesi gerektiğini söyledi.
Bazı maddelerde uygulama sürecinin başladığını ve bunun nispeten olumlu ilerlediğini belirten Bekayi, "Geçmiş günlerle kıyaslandığında Lübnan'da göreceli bir sakinlik sağlanmıştır." dedi.
Bu sakinliğin kırılgan olduğunun farkında olduklarını ifade eden Bekayi, bölgede saldırgan bir yapının bulunduğunu ancak İran'ın mutabakat metnini esas aldığını ve hem savaşın sona ermesi hem de işgalin bitirilmesi konusunda ciddi olduklarını vurguladı.
Bekayi, Lübnan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumanın öncelikle Lübnan hükümetinin sorumluluğu olduğunu belirterek, tüm ilgili tarafların dikkate alınması gerektiğini söyledi.
İran, ABD, Katar ve Pakistan temsilcilerinin katılımıyla kurulacak çatışma kontrolü mekanizmasının önemli bir gelişme olduğunu ifade eden Bekayi, İran'ın temsilcisini belirlediğini ve mekanizmanın yakında çalışmalarına başlayacağını açıkladı.
Bekayi, Lübnan'ın toprak bütünlüğünün korunmasının işgalin sona ermesi anlamına geldiğini belirterek, işgalin sonlandırılması ve savaşın yeniden başlamamasına ilişkin sürecin nasıl ilerleyeceğinin önümüzdeki günlerdeki gelişmelere göre değerlendirileceğini söyledi.
Irak, cenaze töreni için kapsamlı hazırlık yaptı
Bekayi, Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Erakçi'nin Irak ziyaretine ilişkin yaptığı açıklamada, Şehit Devrim Lideri'nin cenaze töreninin yalnızca İran halkı için değil, bölge, İslam dünyası ve barış, adalet ile ahlak ilkelerine önem veren herkes için tarihi bir olay olduğunu söyledi.
Irak halkının bu törene katılmayı sabırsızlıkla beklediğini ifade eden Bekayi, Irak hükümetinin başbakanlık düzeyinde koordinasyon komitesi oluşturduğunu ve cenaze töreni için kapsamlı hazırlıklar yaptığını belirtti.
Erakçi'nin yeni Irak hükümetinin göreve başlamasının ardından ülkeye yaptığı ilk ziyaret kapsamında Başbakan, Cumhurbaşkanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı ve Meclis Başkanı ile görüştüğünü aktaran Bekayi, ayrıca Necef ve Kerbela valileriyle de koordinasyon sağlandığını söyledi.
Bekayi, törenin nerede ve nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin ayrıntıların önümüzdeki saatlerde yetkili makamlar tarafından açıklanacağını, ancak Irak devleti ve halkının törenin düzenlenmesi konusunda tam hazırlık ve kararlılık içinde olduğunu ifade etti.
Avrupa'dan hiçbir yetkili davet edilmedi
Bekayi, Avrupa ülkelerinden yetkililerin cenaze törenine davet edilip edilmediğine ilişkin soruya da yanıt verdi.
Avrupa'dan resmi bir davetlinin bulunmadığını belirten Bekayi, bunun nedeninin açık olduğunu söyledi.
"Törene katılanların tamamı kendilerini tarihin doğru tarafında konumlandırmış kişilerdir. Avrupa tarafı ise ne yazık ki hem geçen yılki savaşta hem de son savaşta tarihin yanlış tarafında yer aldı." diyen Bekayi, Avrupa ülkelerinin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırıları karşısındaki tutumunu "gerçekten utanç verici" olarak nitelendirdi.
Bekayi, "Bu nedenle Şehit Devrim Lideri'nin cenaze törenine katılma onurunun, sessizlikleriyle veya saldırgan tarafı açıkça destekleyen açıklamalarıyla saldırganlarla birlikte hareket eden kişilere nasip olacağını düşünmüyoruz." ifadelerini kullandı.(Mehr)

















