Seyyid Nasrallah'ın küçük oğlu ağır yaralandı

Seyyid Nasrallah'ın küçük oğlu ağır yaralandı

Lübnan İslami Direniş Hareketi Hizbullah Lideri Seyyid Hasan Nasrallah'ın, 17 yaşındaki küçük oğlunun Hizbullah saflarında cihad ettiği ve 3 gün önce Lübnan'ın kuzeydoğusundaki Arsal kırsalında ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Zahrani News sitesinden edinilen bilgiye göre, Seyyid Nasrallah'ın 17 yaşındaki küçük oğlu Muhammed Mehdi, Hizbullah'ın yaklaşık iki hafta önce Arsal kırsalında silahlı gruplara yönelik başlattığı operasyonda ağır yaralandı.

Hastaneye kaldırılan ve hayati tehlikeyi atlatan Muhammed Mehdi, Hasan Nasrallah'ın 5 çocuğundan biri. Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım'ın, Muhammed Mehdi'yi hastanede ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulunduğu öğrenildi.

Hizbullah lideri Nasrallah'ın Muhammed Hadi, Muhammed Cevad, Zeynep, Muhammed Ali ve Muhammed Mehdi isimli 5 çocuğunun olduğu biliniyor. Nasrallah'ın büyük oğlu Muhammed Hadi, 1997 yılında güney Lübnan'daki Cebelu'r Refi bölgesinde İsrail işgal rejiminin saldırısında başka bir mücahid ile birlikte 18 yaşında şehid olmuştu.

"Şehadet ölümsüz aleme geçiş için en iyi yoldur"

İran'daki, Ensar-ı Hizbullah adlı gençlik hareketinin 'Ya Lesarat el Hüseyn' adlı dergisinde yayınlanan otobiyografisinde Muhammed Hadi'nin şehadetiyle ilgili tarihi sözler sarf eden Seyyid Nasrallah, şehadetin Allah'ın bir armağanı olduğunun altını çizerek şunları kaydetmişti: "Ölüm iki alem arasındaki bir geçitten başka bir şey değildir. Bazıları bu geçitten zorlukla ve acı çekerek geçerler, bazıları da istekli ve kolay bir şekilde. Şehadet bu ölümsüz aleme geçiş için en iyi yoldur, çünkü şehadet Yüce Allah’ın büyük armağanlarından biridir. Bir şehid bu alemden göçtüğünde bu, bir insanın bu dünyadan yanında değerli hediyelerle cennete uğurlanması gibidir. Bu, şehadetin diğer insanlar (Müslümanlar) nezdinde niçin bu kadar değerli olduğunun da cevabıdır aynı zamanda. Allah'a inanmayan halklar arasında bile insanlar kendilerini vatanlarına, uluslarına ve inandıkları bir hedefe adadıklarında bu övgüye değer bir davranış olarak kabul edilmektedir. Oğlunu kaybeden bir baba olarak hiçbir kaygım yok; oğlumun Alemlerin Rabbi’nin katında, cennette olduğuna eminim.

Şehadetinden önce Hadi’nin resmi sadece bizim evimizde mevcuttu. Ama bugün resmi her yerde ve her evde. Sevgili oğlumuzu kaybettiğimiz doğru ama bir gün ebedi hayatta onunla karşılaşacağımızdan yana şüphem yok." (Hürseda)