F-35 masalı Kongre’yi karıştırdı
ABD Büyükelçisi Barrack, Ankara’yı F-35 masallarıyla uyutmaya çalışırken Kongre üyeleri, Türkiye’ye yönelik düşmanca tutumlarını bir kez daha ilan etti.
Ankara’ya her fırsatta peş peşe “F-35’e dönüş” mesajları veren ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın açıklamaları Washington’da karşılık bulamadı. ABD Kongre üyeleri, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya gönderilmek üzere hazırladıkları mektupta, Büyükelçi Barrack’ın açıklamalarının “resmi Amerikan politikasını yansıtıp yansıtmadığının” netleştirilmesini istedi. Kongre üyeleri, Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesine ilişkin tartışmalarda CAATSA yaptırımlarının hâlâ yürürlükte olduğunu vurguladı. Mektupta, Ankara’nın Rus yapımı S-400 sistemlerini devre dışı bırakması, benzer sistemleri yeniden satın almayacağını taahhüt etmesi ve ek Rus savunma sistemi almadığını doğrulaması gerektiği belirtildi. Kongre üyeleri, Türkiye’nin bu şartları henüz yerine getirmediğini belirtti.
Barrack ağızlara bal çalıyordu
Barrack, 22 Nisan’da Fox News Digital’e verdiği röportajda, Türkiye’nin F-35 programına dönüşünün “NATO’nun birlikte çalışabilirliğini güçlendireceğini” söylemişti. “Türkiye kritik bir NATO müttefikidir.” diyen Barrack, S-400 krizinin “birkaç ay içinde çözülebileceğini” ifade etmişti. ABD’li diplomat, “Türkiye’nin F-35 ekosistemindeki rolünün yeniden tesis edilmesi, NATO’nun birlikte çalışabilirliğini güçlendirecek, ABD sanayisini canlandıracak ve Rusya’nın etkisini azaltacaktır.” değerlendirmesinde bulunmuştu. Barrack ayrıca çözüm için Başkan Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki ilişkiye dikkat çekmiş, sürecin “Marco Rubio’nun hassas diplomasisiyle” ilerleyebileceğini söylemişti.
Barrack’ın Ortadoğu başlığındaki açıklamaları da Washington’da tartışma yaratıyor. Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan ABD’li Büyükelçi, Lübnan’daki ateşkesi “son derece kırılgan” olarak tanımlamıştı. “Hizbullah’la bir yol bulunması gerekiyor.” diyen Barrack, “Bu yol onun tamamen yok edilmesi olamaz.” ifadelerini kullanmıştı. İsrail ile Hizbullah için “eşit derecede güvenilmez” değerlendirmesi yapması da Kongre’de tepki çekti.
Kongre üyeleri, ABD Dışişleri Bakanlığından Barrack’ın açıklamalarının Amerikan politikasıyla uyumlu kabul edilip edilmediğine ilişkin açıklama talep etti.
WSJ: Kendi Ortadoğu politikası var
ABD dış politikasına yön veren basın kuruluşlarından The Wall Street Journal da 21 Nisan tarihli yazısında Barrack’ı hedef almış, “kendi Ortadoğu politikasını yürüttüğünü” ileri sürmüştü. Gazete, Barrack’ın “Türkiye adına İsrail’i tehdit ettiğini”, Hizbullah konusunda “Washington’un çizgisinden uzaklaştığını” ve Türkiye’nin F-35 programına dönüşü konusunda “ABD politikasını zayıflattığını” belirtmişti.
Barrack’ın son haftalarda Türkiye’ye yönelik verdiği mesajlar Ankara-Washington hattında yeni bir sayfa tartışmasını gündeme taşırken, Kongre ve ABD basınından gelen çıkışlar Washington’da aynı yaklaşımın paylaşılmadığını ortaya koydu.
(Ajanslar)

















