İsrail’in Filistinli tutuklulara uyguladığı sistematik tecavüz ve işkence
Giderek artan kanıtlar, İsrail cezaevlerinde tecavüzün bir yöntem olarak normalleştiğine işaret ediyor.
Avukatına gelmemesi için yalvardı.
Her ziyaret, engelleyemeyeceği bir olaylar zincirini tetikliyordu. Gardiyanlar avukatın gelmesini bekliyor, ardından bunu bir fırsat olarak kullanıyorlardı. Görüşme sona erdiğinde, ceza çoktan uygulanmış oluyordu.
İsrailli insan hakları avukatı Ben Marmarelli tarafından aktarılan bu olay, münferit bir durum değil. İsrail hapishanelerinde kalan Filistinli tutuklulardan benzer ifadeler dile getiriliyor. Bu ifadelerden ortaya çıkan tablo, dış dünyayla temas kurmanın başlı başına bir ceza haline geldiği, cinsel şiddetin ise tutukluları sindirmek ve konuşmaktan caydırmak için kullanıldığı yaygın bir uygulama.
Marmarelli, tutukluların ifadelerini kayıt altına alırken duydukları hakkında şöyle dedi: “Her geldiğimde ona tecavüz ediyorlar!” . Müvekkillerinden birisi, her görüşmenin sonunda neyle karşılaşacağını bildiği için, sonunda Marmarelli’den onu ziyaret etmeyi bırakmasını istedi.
Hamas'ın El-Aksa Tufanı Operasyonu'ndan yaklaşık üç yıl sonra, iddialar, karşı iddialar ve soruşturmalardan oluşan çok sayıda belge birikti. İlk anlatılar, Filistinli savaşçılara yöneltilen suçlamalara odaklanmıştı. Bu suçlamaların çoğu, güvenilir kanıtlar olmamasına rağmen geniş çapta yayıldı.
O zamandan beri uluslararası kuruluşlar, sağlık personeli, avukatlar ve hayatta kalanların ifadeleri birikerek Filistinli tutuklulara yönelik cinsel istismar vakalarını ortaya koydu. Farklı kaynaklardan derlenen bu anlatılar, kamuoyunun gözünden uzak bir şekilde tekrarlanan eylemleri ortaya koyuyor.
İddialar bir modeli ortaya çıkardı
İstismar vakalarının raporlanması mevcut savaşla başlamadı, ancak raporların kapsamı ve sayısı savaşın başlamasından bu yana hızla arttı.
Uluslararası Af Örgütü, 7 Ekim’den sonraki birkaç hafta içinde işkenceye dair bulguların yanı sıra, tutukluların soyulup halka açık yerlerde teşhir edilme vakalarını da kayda geçirdi. Filistinliler, 2023 yılının sonuna gelindiğinde tecavüz vakalarını bildirmeye başlamışlardı. İki erkek mağdur, BBC’ye yaşadıklarını anlattı.
BM uzmanları, Şubat 2024’te Gazze’deki Filistinli kadınlara yönelik tecavüz vakalarına dair deliller topladıklarını açıkladı. BM İnsan Hakları Konseyi (UNHRC) Özel Raportörü Reem Alsalem, o dönemde “Mağdurların gerçek sayısının ne olduğunu uzun bir süre öğrenemeyebiliriz” dedi.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin Haziran 2024 tarihli bir raporunda, İsrail güçleri tarafından uygulanan cinsel istismar “sistematik” diye tanımlandı. Filistinli mağdurlarla çalışan Kanadalı doktorların ortaya koyduğu ek bulgular, uzun süren istismar vakalarını ayrıntılı olarak ortaya koydu. Bu vakalardan birinde, bir kadın “konuşma yeteneğini kaybedene kadar iki gün boyunca tecavüze uğradı”.
Sde Teiman: Bir sistematik açığa çıktı
Daha fazla tanık ortaya çıktıkça, bazı cezaevi tesisleri dikkat çekmeye başladı. Sde Teiman tesisi, metal çubuklar ve diğer nesnelerin kullanıldığı işkence vakalarını anlatan ifadelerde defalarca gündeme geldi.
41 yaşındaki bir kurban, “Beni kızgın metal bir çubuk gibi bir şeyin üzerine oturttular ve anüsümde yanıklar oluştu” diye anlattı ve “Gözaltına alındıktan sonra öldürülenler vardı. Sanırım dokuz kişiydi” dedi.
“Gözaltına alınanlardan birisi, makatına elektrikli çubuk sokulduktan sonra öldü. Önce durumu çok kötüleşti, sonra vücudundan solucanlar çıktığını gördük ve öldü”.
2024 yılına gelindiğinde, bu ifadeler İsrail’de yaşanan gelişmelerle de desteklendi. Bu tesisten on İsrailli asker, toplu tecavüz suçlamasıyla Temmuz ayında tutuklandı. Olay İsrail toplumunda büyük bir tepki uyandırdı, ancak bu tepki birçok kişinin beklediği sebepten değildi. İsrailliler toplu tecavüzcüleri desteklemek amacıyla protesto gösterileri düzenlemeye ve hatta askeri tesislere baskınlar düzenlemeye başladı.
İktidardaki Likud Partisi üyesi olan milletvekili Hanoch Milwidsky, Knesset’te toplu tecavüzcüleri savunarak “her şey meşru! Her şey!” dedi. Serbest bırakılan tecavüzcülerden biri, İsrail medyasında adeta bir süper star gibi gösterildi.
Sonunda, on tecavüzcünün tamamı beraat etti ve olayın gerçekleştiğini kanıtlayan videoyu sızdıran İsrail ordusu hukuk şefi işinden kovuldu. İki kez intihar girişiminde bulunan bu kadın ülke çapında bir utanç kaynağı haline gelirken, istismarcılar ise ulusal kahraman statüsüne yükseldi. Ünlü İsrailli komedyen Reshef Eli, kısa süre önce sahnede Filistinlilere yönelik tecavüzler hakkında espri yaptı ve bu espriyle seyircilerden büyük alkış aldı.
Sessizlik, inkar ve seçici öfke
Belgelerin sayısı giderek artmasına rağmen, Batı medyasında bu konuyla ilgili haberler sınırlı sayıda yer aldı.
Dikkatler tartışmalı iddialara odaklanırken, büyük resim büyük ölçüde incelenmemiş kaldı. İsrail cezaevlerinde cinsel işkenceyi ayrıntılı olarak anlatan B’Tselem gibi İsrailli insan hakları örgütlerinin raporları bile fazla yankı uyandırmadı.
Aynı zamanda, İsrail kamuoyundaki tartışmalar bir dereceye kadar normalleşmeyi yansıttı. Bazı siyasiler cinsel istismarla suçlananları savundular, diğerleri ise konuya kayıtsız kaldı.
Batı ana akım medyada bu muazzam kanıtlara rağmen büyük bir sansür vardı. Bu yüzden, The New York Times sonunda İsrail güçleri tarafından Filistinlilere yönelik tecavüzleri haber yaptığında, bu haber büyük bir tartışma yarattı.
Kökten dinci Siyonistler, köpeklerin Filistinlilere tecavüz etmek üzere eğitildiğini belirten NYT haberini eleştirdiler ve bu iddiayı gülünç göstererek geçiştirmeye çalıştılar, ancak aksini kanıtlayacak somut bir delil sunmadılar ve görünüşe göre bu olayların gerçekten yaşandığını gösteren kanıtlardan habersizdiler.
Tribeca Film Festivali, komedyen Elon Gold ve influencer Lizzy Savetsky’nin The Wedding Entertainer (The Tale of Moishe Badhan) filminin galasında yaptıkları “rahatsız edici ve kabul edilemez” şakalarla ilgili bir açıklama yayınladı.
Gold, kayda alınan videoda Savetsky’ye “Bana iki İsrailli köpek tecavüz etti” diyor. Savetsky ise “Köpeklerin sadece Filistinlilere tecavüz ettiğini sanıyordum” diye yanıt veriyor.
Avukatlar, tanıklar ve ifşa etmenin bedeli
Marmarelli’nin açıklaması, durumun başka bir yönüne işaret ediyor. İstismar, hukuki destek alınan zamanlara denk getiriliyor. Tutuklular, avukat ziyaretleri sırasında hedef alınıyor ve bu durum, hem tutukluları hem de onları temsil edenleri etkileyerek caydırıcı bir etki yaratıyor.
Diğer avukatlar da benzer örnekler aktardı. Filistinli insan hakları avukatı Halid Mahajne, işgal altındaki Batı Şeria’daki Ofer Hapishanesi’nde 27 yaşındaki bir tutukluyla ilgili bir olayı şöyle anlattı:
“Kelepçeli bir mahkumu istismar etmek için yangın söndürücüsünün borusu kullanıldı. Onu yüzüstü yatmaya zorlayıp tüm giysilerini çıkardıktan sonra, yangın söndürücüsünün borusunu mahkumun rektumuna soktular. Ardından, diğer mahkumların gözleri önünde yangın söndürücüyü çalıştırdılar”.
Psikolojik savaş ve çocuklar
Cinsel şiddet sadece tecavüz şeklinde değil, Filistinli çocuklara karşı da uygulanan bir psikolojik savaş aracı olarak da ortaya çıkmıştır. Yerel insan hakları örgütü Filistin Uluslararası Çocukları Savunma Örgütü (DCIP), 13 Kasım 2025 tarihinde, bağımsız medya dahil olmak üzere hiç kimsenin dikkatini çekmeyen bir rapor yayınladı. Bu raporda, Gazze’den kaçırılan çocuklarla yapılan röportajlara yer verildi.
Özellikle dikkat çeken vakalardan biri, 16 yaşındaki Faris Abu Cebel'in vakasıydı. Faris, sadece ağır işkenceye ve cinsel saldırıya uğramakla kalmadı, aynı zamanda onu annesinin tecavüze uğradığına ikna etmek için ona annesinin görüntüleri (muhtemelen yapay zeka ile düzenlenmiş) gösterildi. Faris, DCIP’ye şöyle anlattı:
"Gardiyan, 'bak askerlerimiz annene ne yaptı’ diye alay etti. Videoda annem bir askerin yanında yatıyordu. Saçlarını görebiliyordum. Gidip anneni görmek ister misin? Askerlerimiz anneni ve kız kardeşlerini tecavüz edip öldürdü".
Hapishane duvarlarının ötesinde
Cinsel istismar iddiaları, gözaltı merkezlerinin dışında da görüldü. Global Sumud Filosu ile Gazze’ye yardım ulaştırmaya çalışırken gözaltına alınan uluslararası aktivistler, cinsel saldırı vakalarını bildirdiler, ancak bu iddialar büyük ölçüde görmezden gelindi.
Bu tanıklıklarda da benzer uygulamalar ortaya çıkıyor. Yöntemler ve mekan değişiyor, ancak cinsel şiddet ortak bir unsur. Cinsel şiddet, insanları kontrol altına almak, cezalandırmak ve susturmak için kullanılıyor.
Bu olaylar, bir hesap verebilirlik olmaksızın devam eden bir sisteme işaret ediyor.(Robert Inlakesh/The Cradle)

















