İran Kazandı, Hepimiz Kazandık!
"Yüzyılımızın geleceğini şekillendirecek bu direnişi bize armağan eden bütün şehidlerimizi özlemle anıyorum. Başta Ayetullah Hamaney, İsmail Heniyye, Yahya Sinvar, Seyyid Hasan Nasrallah, Muhammed Dayf, Ebu Ubeyde, Ebu Hamza, Fuad Şükr, Ali Laricani, Muhammed Bagheri, Emir Ali Hacızade, Hüseyin Selami, İzzeddin el-Haddad, Muhammed Avde olmak üzere bütün şehidlerimizi selamlıyorum. Yirminci yüzyılda direniş bayrağını yeniden kaldıran büyük devrimci İmam Humeyni’yi rahmetle anıyorum. Bil ki evlatların boyun eğmedi! Savaştılar, öldüler ama boyun eğmediler. Ruhun şâd olsun."
ABD ve İsrail’in İran İslam Cumhuriyetini yıkmak amacıyla başlattığı savaş mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya varılmasıyla şimdilik bitmiş görünüyor. (Düşmana mutlak güvensizliğimizi hatırda tutarak tabii ki). 108 gün boyunca savaşı gün gün,
Peki kim kazandı, kim kaybetti?
*
Merhum Seyyid Kutub “Amerikancı İslam” tanımı yapmıştı: “Amerika’dan nefret ediyorum ama en çok Amerika’nın vicdanına sığınanlardan nefret ediyorum” demişti. ABD’nin vicdanına sığınanlar kaybetti.
Güvenliğini ve İstikbalini ABD’nin gücüne bağlayanlar kaybetti.
İran’a “teslimiyet” teklif edenler kaybetti.
Onlar ki, saldırganı değil saldırıya uğrayanı kınadılar. Mazlumdan ve haklıdan yana değil, zalimden ve güçlüden yana oldular.
Amerika’dan önce onlar kaybetti.
Dünyayı ABD’nin ve Avrupa’nın penceresinden görenler kaybetti.
Bu savaşın asıl kaybedeni onlardır: Güvenliğini ABD ve NATO’ya bağlayan bu zihniyet kaybetmiştir ve kaybetmeye de devam edecektir.
*
Direniş felsefesi kazanmıştır. “Mektebinde şehadet olan bir milletin esareti olmaz!” ilkesine inananlar kazanmıştır.
Allah’ın kendilerine verdiği imkanların farkında olanlar; kendi öz kaynaklarına, yeteneklerine ve ideallerine dayanarak direnmenin yolunu arayanlar ve bulanlar kazanmıştır.
Trump’ın “İran medeniyetini yok edeceğiz!” dediği gece, “Yok oluruz ama yine de boyun eğmeyiz!” diyen İran İslam Cumhuriyeti kazanmıştır.
Gökyüzünden ateşin yağdığı o günlerde; ihanetin ve hain sessizliklerin kol gezdiği o günlerde “Savaşırız, ölürüz, teslim olmayız!” diyen İran’ın mazlum ve mağrur halkı kazanmıştır.
Tel-Aviv’e ateşledikleri füzelerle Necmettin Erbakan’ı, Yahya Sinvar’ı, Ebu Ubeyde’yi, Seyyid Hasan Nasrallah’ı, Mavi Marmara’yı unutmayan devrim muhafızları kazanmıştır.
Büyük Şeytan ABD’nin yüz yıllık fitnesinden, fesadından çekenler kazanmıştır.
Müstekbirlerin insanı ve hayvanı, kadını ve erkeği, karayı ve denizi, gökyüzünü ve yeryüzünü ifsad eden oyunlarından ve tuzaklarından acı çekenler kazanmıştır.
Biz kazandık dostlarım; direniş cephesi kazandı!
Dini, etnisitesi, mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun dünyanın bütün özgür ve onurlu insanları kazandı.
İran kazandı, hepimiz kazandık!
*
Yüzyılımızın geleceğini şekillendirecek bu direnişi bize armağan eden bütün şehidlerimizi özlemle anıyorum.
Başta Ayetullah Hamaney, İsmail Heniyye, Yahya Sinvar, Seyyid Hasan Nasrallah, Muhammed Dayf, Ebu Ubeyde, Ebu Hamza, Fuad Şükr, Ali Laricani, Muhammed Bagheri, Emir Ali Hacızade, Hüseyin Selami, İzzeddin el-Haddad, Muhammed Avde olmak üzere bütün şehidlerimizi selamlıyorum.
Zilletin ve karanlığın perdesini yırtan temiz kanlarınız yolumuzu aydınlatıyor; bütün bir insanlığa esenlik ve selamet bahşediyor.
Ve!
Yirminci yüzyılda direniş bayrağını yeniden kaldıran büyük devrimci İmam Humeyni’yi rahmetle anıyorum. Bil ki evlatların boyun eğmedi! Savaştılar, öldüler ama boyun eğmediler.
Ruhun şâd olsun. (Twitter/X - @mgultekin11)











