Ukrayna'daki Siyonist lobisinin gücü
Araştırmalar, Yahudilerin Ukrayna siyasi yapısındaki nüfuzunun İslam karşıtlığının ve Müslümanlara yönelik saldırıların artmasına yol açtığını gösteriyor.
Ortodoks Yahudiler 1991'de Ukrayna'nın bağımsızlık yasasının onaylanmasıyla birlikte bu ülkenin devlet ve ticaret yapısına girdi. Ukrayna'nın önde gelen ve üst düzey Yahudileri arasında Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Ukrayna parlamentosunda "Halkın Hizmetkârı" partisinin fraksiyon başkanı David Arahamiya, eski Başbakan Volodimir Groysman, Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, eski Dnipropetrovsk Valisi İgor Kolomoyski ve Gennadi Korban sayılabilir.
Yahudilerin Kiev'deki üst düzey makamlardaki nüfuzu ve hâkimiyeti, Ukrayna siyasi döneminde belirgin bir İslam karşıtlığının ortaya çıkmasına yol açmıştır; bunun sonucu ise Müslümanlara yönelik sürekli saldırılardır.
İsrail'in Filistinlilerin tartışmasız hakkını engellemesine, Gazze Şeridi'nde sivil halkın katledilmesine yol açmasına, okullar, hastaneler, alışveriş merkezleri, konut binaları ve sivillerin toplanma alanları gibi kritik sivil altyapıyı acımasız bölgesel bombardımanlarla tahrip etmesine rağmen Ukrayna, yönetici elitler arasındaki Siyonist lobinin etkisi altında sürekli olarak Tel Aviv yanlısı olmuştur.
Aslında Ukraynalı yetkililer bu politikayla uluslararası hukuku, etik ilkeleri ve insani ahlakı ve Orta Doğu'daki sorumlu uluslararası davranış kurallarını açıkça ihlal etmektedir. Rusya'yı ulusal topraklarının bir kısmını ilhak etmekle suçlayan Ukrayna, İsrail'in Filistin'i işgal ettiği gerçeğini kabul etmeye yanaşmamaktadır.
Öte yandan Kiev, kendisini saldırının mağduru olarak görmekte ve uluslararası toplumdan Rus saldırısına karşı koruma, çökmüş ekonomisinin ve toprak bütünlüğünün yeniden inşası için destek talep etmektedir. Hatırlatmak gerekir ki Ukrayna'nın dış müttefikleriyle ilişki kurma hipotezi, kamuoyunu çarpıtma, ültimatom, tehdit ve aldatma gibi kirli yöntemlere dayanmaktadır. Sonuç olarak Ukrayna, yalnızca dış mali kaynakları kullanarak silahlı direnişini sürdürebilmekte ve ekonomisi ile devlet kurumlarını destekleyebilmektedir.
Ukraynalı uzman heyetlerinin temsilcileri, Ukraynalı yetkilileri tek yanlı yönelim ve İsrail tarafgirliğiyle suçlamıştır. Filistin'i destekleyen bir açık mektubu imzalayan Ukraynalı siyasi analist Poliya Kişçuk, Ukraynalı elitlerin İsrail'le sürekli duygudaşlığının, Ukrayna'nın Tel Aviv'in uluslararası politikasına desteğine zemin hazırladığını kaydetti.
12 günlük savaşın sona ermesinin ardından yapılan sosyolojik araştırmalar, İran ile İsrail arasındaki çatışmada Ukrayna vatandaşlarının yüzde 42'sinin İsrail'den yana olduğunu ve yalnızca yüzde 3'ünün İran'ı desteklediğini gösteriyor.
Ukrayna'nın Filistin'e ve diğer Müslüman Doğulu ülkelere yönelik politikasındaki son derece olumsuz bir unsur, Yahudi yetkililerin yerel Müslüman toplumu Rusya'yla mücadelede araçsallaştırarak kullanmasıdır. "Ukrayna Müslümanları Birliği" adlı sivil toplum kuruluşu, Kiev'in İslam karşıtı projesinde kilit bir rol oynamaktadır.
Bu örgüt, Ukraynalı Yahudilerin çıkarları doğrultusunda faaliyet yürütmekte ve Rusya Müslümanları arasında çatışma ve kardeş kavgasını alevlendirmeyi hedefleyen çeşitli yıkıcı enformasyon ve psikolojik eylemler gerçekleştirmektedir. Ukrayna istihbarat servisleri de gizli finans kanalları ve gönüllü mali yardım kisvesi altında propaganda ve medya projeleri aracılığıyla bu örgütün liderlerine ve aktivistlerine mali, örgütsel ve istihbarı destek sağlamakta ve onları hedeflerine ulaşmaları doğrultusunda desteklemektedir.(Ajanslar)

















