Erdoğan'ın genelgesi ile Türk soylu topluluklar 'yabancı' sayılmayacak
Erdoğan’ın imzasıyla yürürlüğe giren kararnameyle Türk soylu topluluklar artık "yabancı" sayılmayacak. Yönetmelik değişikliğiyle, Türk soylu ancak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan kişiler, kamu ve özel sektörde de çalışabilecek.
"Türk Soylu Yabancıların Türkiye'de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu veya Özel Kurum, Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine Dair Kanunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik" 10 Ekim'de Resmi Gazete'de yayımlandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararı ile yürürlüğe giren değişiklikle birlikte Türk soylu olup Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olmayan kişilere bazı yeni ayrıcalıklar tanındı.
Söz konusu değişiklikler, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olanların yapabileceği mesleklerde, sanatlarda ve işlerde, Türk soylu toplulukların da belirli şartlarla istihdam edilebilmesine yönelik.
Kararname ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile Türk soylu toplulukların, belirli şartlar dâhilinde eşit haklara sahip olacaklar.
Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Bahadır Bumin Özarslan genelge ile ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:
- Söz konusu yönetmeliğin 3. maddesinin 9. ve 10. bentlerinde ifade edildiği üzere, vatandaşı oldukları devletin sınırları içinde, kendilerinden kaynaklanmayan sebeplerle mesleğini, sanatını veya işini icra edemeyen ve yaşadığı coğrafyadaki çoğunluktan farklı bir kimliğe sahip olan Türk soylu toplulukların istihdam edilmesi, atıl ve nitelikli Türk iş gücünün Türkiye’de istihdamına kapı açmaktadır
- Özellikle bağımsız Türk devletleri dışında yaşayan Türk soylu toplulukların açık veya örtülü bir şekilde negatif ayrımcılığa maruz kalması karşısında, işinin erbabı olan kişilerin birikimi, Türkiye’ye yansıtılmış olacaktır.
Uygulamada hangi alanlarda kolaylıklar sağlanacak?
Dr. Bahadır Bumin Özarslan, yönetmelik değişikliğinin birçok sektörde uygulanmasının kolaylık olacağını anlattı:
- Uygulama açısından değerlendirildiğinde, özellikle 2020’de başlayan küresel salgından itibaren önemi bir kez daha anlaşılan tarım ve hayvancılık sektörü ilk akla gelen alanlar.
- Öte yandan Türkiye’nin demografik yapısı ve köyden kente göçün hızlanmasıyla birlikte tarım ve hayvancılık alanlarındaki iş gücünde yaşanan büyük açık da yönetmelikte yapılan değişikliğin önemli olduğunu bize gösteriyor.
- Bunun yanında, ikamet ettikleri devletlerde atıl bir durumda olan ve Türkiye açısından stratejik öneme sahip sektörlerde hizmet verebilecek nitelikli Türk iş gücünün istihdamına fırsat vermesi ve ciddi bir katma değer yaratılmasına hizmet etmesi bakımından da yerinde bir düzenleme.
- Türkiye’nin 40 yılı aşkın bir süredir mevzuatında yer verdiği bu uygulamanın yeni bir boyut kazanarak yürütülmesi, Türkiye’nin Türk Dünyası içindeki liderlik konumunu ve öncü rolünü bir kere daha gözler önüne serecek.
Her türlü karşı çabaya ve girişime rağmen, Türklüğün cazip bir millî kimlik olarak kabul görmesi ve bir devlet politikası olarak benimsenmesi, bağımsız bir Türk devleti çatısı altında yaşamayan bütün Türk soylu toplulukların, bulundukları coğrafyalarda özgüven kazanmasını sağlayacak ve gerektiğinde, Türkiye’nin varlığının kendileri için aynı zamanda bir teminat olduğu kabul görecek.
Dolayısıyla yapılan düzenleme, ekonomik boyuttan başlayıp kültürel ve stratejik boyutları olan, çok yönlü ve önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir." (TRT Haber)



















