Geldikleri Gibi Gitmeyecekler!
"Ancak şerefsizler şerefi şerefsizlerin yanında ararlar. Epsteinci çetenin beyaz sarayında şeref arayanların suratına parfüm sıkılır, çetenin posterleri caddelerine asılır, katil generalleri ile top sektirilip spor salonlarında iğrenç şarkı sözleri eşliğinde dansöz oynattırılır."
Talana geldiler talan oldular. Gerici Arap rejimleri ve işbirlikçilerini haraca bağladıkları gibi İslam Cumhuriyetini haraca bağlayacaklarını sandılar haraç ödemeye mahkûm olarak döndüler. En büyük askeri üsleri enkaza döndüğünden, dönecekler demiyorum mevcut ahval döndüklerini gösteriyor. Çünkü kımıldamaya mecalleri kalmamış haldeler. Kımıldayınca füzeyi yiyorlar. Son olarak Hürmüz’den bir savaş gemisi geçirmek istemişlerdi ya! Gemi füzelerle vurulunca kaçmak zorunda kaldılar. Buna ‘tuvalet tıkandı’ yalanı da uyduramadılar. Kökten inkâr ettiler.
Geldikleri gibi gitmeyecekler.
Zaten rezil idiler daha da rezil oldular. Alçak ve şerefsiz idiler daha da alçaldılar.
Başlarını dik tutmaya çalışsalar da işbirlikçi medyaları onlar için mazeretler uydursa da dünya onların boyunlarının kırıldığını gördü. O kırık boyun üzerinde o baş bir daha asla dik duramaz!
Geldikleri gibi gitmeyecekler.
İslam Cumhuriyetine “animasyon cumhuriyeti” diyen işbirlikçilerinin kara yüzlerini kap kara ettiler. Kendilerini dünyanın süper gücü olarak yutturmalarına rağmen gerçekte “süper animasyoncu” olduklarını dünyaya gösterdiler. ‘Süper’ oldukları tek alanın masum çocuk öldürmek, okul, hastane, tarihi eser, alt yapı tesisleri gibi evrensel ve uluslararası hukuka göre savaşlarda dokunulmayacak yerleri vurmalarından ibaret olduğu anlaşıldı.
Geldikleri gibi gitmeyecekler.
İslam Cumhuriyeti, güce dayalı bu düzeni yıktıktan ve hakkın üstün tutulduğu düzeni inşa ettikten sonra Epsteinci çete işledikleri bütün cürümlerin hesabını bir bir verecektir. İşbirlikçileri Netanyahu’nun Uluslararası Ceza mahkemesi tarafından mahkûm edildiği gibi mahkûm edilip cezalandırılacaklardır.
Geldikleri gibi gitmeyecekler.
Arkalarında dünyanın en onurlu, izzet abidesi bir devlet ve devletiyle bütünleşmiş kahraman bir halk bırakarak gidecekler. İşbirlikçi olacaklarına inanılan bu halk tarihte eşi görülmemiş fedakârlık destanları yazmış, düşmanlarına acıklı hayal kırıklıkları yaşatmıştır. Müstekbirlerin kontrolündeki dünyanın “molla rejimi” diyerek küçümsediği İktidarın aslında Muhammedi İslam’ın güncel sürümü olduğu anlaşılmıştır. Muhammedi İslam’ın Kadir-i Mutlak olan Allah (cc) tarafından asla desteksiz bırakılmayacağına şahit olarak ve önünde saygıyla eğilerek gidecekler.
“Onlar, müminleri bırakıp kâfirleri dost ediniyorlar. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.”(Nisa 139)
İzzeti Amerika ve müttefiklerinin yanında arayan gerici Arap rejimleri fena halde yanıldılar. ‘Tümüyle Allah’a (cc) ait olan izzet’i arayanların Müminlerin yanında yani direnişin yanında durmaları gerektiğini çok geç de olsa anladılar.
Ancak şerefsizler şerefi şerefsizlerin yanında ararlar. Epsteinci çetenin beyaz sarayında şeref arayanların suratına parfüm sıkılır, çetenin posterleri caddelerine asılır, katil generalleri ile top sektirilip spor salonlarında iğrenç şarkı sözleri eşliğinde dansöz oynattırılır.
Bizi aziz İslam Cumhuriyetine dost, düşmanlarına hasım kılan rabbimize hamdolsun! (islamianaliz)











