‘Sert çocuk’ Şara’yı Hizbullah’la savaştırmak / Mehmet Yuva yazdı...
"İran'ın Lübnan hassasiyeti ve askeri seçeneklerini amasız kullanması sadece İsrail’e değil Şam’da yeni rejimin başı Ahmet Şara’ya da bir mesaj olarak okunabilir."
11 Mart 2026’da kaleme aldığımız “Ezber Bozan İran” yazımızda; “Trump İran Ayetullah’ını kendisi seçecekti; ancak bu gidişle ABD ve İsrail başkanlarını İran tayin edebilir.” demiştik. 4 Nisan 2026’da “İsrail, ABD ve İran’a Neden Öfkeli” yazımızda şu tespitleri yapmıştık: Tekelci hegemonyanın kimin tekelinde olacağı meselesi Trump ile Netanyahu arasında nispi bir rekabet meselesiydi. Ciddi bir rekabetin ve çatışmanın müsebbibi olmaya aday. İran’a karşı savaşta ciddi bir ihtilaf olarak duruyor. Hizbullah’ın Lübnan’da çok büyük darbeler almasına karşın İsrail’e karşı direnişin devam etmesi, İsrail’in tekelci hegemonyasının tekerine giren güçlü bir çomak olarak duruyor. İran ve müttefiklerinin direnişi devam ederse başta Netanyahu’yu ve İsrail’in kurucu liderlerinin tamahını süsleyen Büyük İsrail Projesi (BİP) sadece büyük bir darbe almakla kalmayacak, eden konumundan edilgen konuma dönüşme olasılığını da artıracaktır.
İsrail’in ABD-İran arasında sağlanan ateşkesin kendisini Lübnan’da bağlamadığı, “ağır bir savaşın yükü” altından yeni kalkmış İran’ın “daha çok zarar görmemesi için” Lübnan’daki stratejik müttefiki Hizbullah’ı yem edeceği itikadına meyilli olduğunu görüyoruz. Ayrıca, Washington’da “ABD ve Batı yanlısı, haliyle İsrail’e Hizbullah’tan daha yakın” yeni Lübnan Hükümeti ile sürdürdüğü görüşmeler sayesinde Hizbullah’ı siyasi ve sosyolojik olarak tecrit edilebileceğini sandı. Hatta Lübnan Ordusu’nun Hizbullah’a karşı konumlanması için Trump ve Suriye-Lübnan Özel Temsilcisi Tom Barrack’tan destek istedi. Sonuçta Barrack, bu planı kabul etmeyen Lübnan medyasına, Genelkurmay Başkanı’na, siyasi partilerine sinkaflı bir küfür ile Lübnan’ı Hizbullah’a karşı harekete geçirme görevini sonlandırmak zorunda kaldı.
Mesaj sadece İsrail’e değil
İran da bu gelişmelere karşı kayıtsız kalmadı; İsrail’i Lübnan’da frenlemek ve Hizbullah’ın yanında güçlü durduğunu beyan etmek için ABD ile süren “ateşkes ve barışın tesisi” görüşmeleri esnasında İsrail’i 10 füzeyle vurdu. Lübnan saldırıları durmazsa İsrail’i vurmaya devam edeceğini beyan etti. Ayrıca Lübnan kaynakları, abluka ve ambargolara rağmen, İran’ın Hizbullah’a silah sevkiyatı yapmaya ve özellikle kara savaşında İsrail Ordusu’na ve askeri araçlarına ciddi zaiyat veren İHA teknolojileri transferine devam ettiğini söylüyorlar. Ayrıca İran’ın Lübnan hassasiyeti ve askeri seçeneklerini amasız kullanması sadece İsrail’e değil Şam’da yeni rejimin başı Ahmet Şara’ya da bir mesaj olarak okunabilir.
Dirençli İHA’lar
Netanyahu, Lübnan’da kara operasyonlarıyla arzu ettiği hedeflere halen çok uzakta. Asimetrik savaş tecrübesi çok yüksek olan Hizbullah, 2006’dan beri İsrail’e karşı, ayrıca Suriye iç savaşında da uzun süreli muharebe deneyimi kazandı. Küçük birlikler, gizli mevziler, tüneller ve dağlık araziyi etkili kullanıyor. Yoğun füze ve roket envanteri binlerce kısa ve orta menzilli roket saldırıları ile İsrail’in hava savunmasını sürekli meşgul edebiliyor. İHA teknolojisine hızlı uyum son dönemde en dikkat çekici gelişme FPV (First Person View) saldırı dronları oldu. Bunların bir kısmı radyo yerine fiber optik kabloyla kontrol edildiğinden elektronik karıştırmaya karşı dirençli. Tanklara, mevzilere ve araçlara karşı çok etkili. Elektronik karıştırmaya karşı dirençli.
Netanyahu-Trump görüş ayrılığı
Netanyahu’nun kullanmak istediği son koz Ahmet Şara rejimin askerlerinin Lübnan’da Hizbullah’a karşı cepheye sürülmesi. Özellikle Suriye-Lübnan sıfır noktasında yer alan ve Hizbullah’ın güçlü toplumsal, ekonomik ve askeri kaynaklarına ev sahipliği yapan Beka Bölgesinde (El-Buka mıntıkasında) askeri operasyonlara katılmasını sağlamak niyetindedir. Bu niyeti ABD-Trump üzerinden hasıl olsun istiyor. İran’ın İsrail’e yaptığı saldırılarından sonra Tahran ve Tel Aviv’e “itidal” çağrıları yapan, Netanyahu’nun İran’a saldırmamasını, yarasına tuz basmasını isteyen Trump, Lübnan konusunda son dönemde yaşananlar sebebiyle Netanyahu ile görüş ayrılıkları yaşıyor. Birçok yerde, Netanyahu’nun Lübnan’la “sürekli savaşma” yaklaşımından “rahatsız olduğunu” ifade etmişti.
Ancak Netanyahu ve ABD’deki destekçileri Lübnan konusunda Trump’a ciddi baskılar uyguluyor. Buna rağmen Trump, Ahmet Şara’yı Hizbullah’a karşı savaşa sokabilir mi?
Trump, Suriye yönetiminin istikrarı yeniden sağlama çabalarını övdü ve Ahmet Şara’nın kısa sürede “iyi bir iş çıkardığını” söyledi. Trump, geçen pazar günü yayınlanan NBC News röportajında, “Suriye, durumunu iyileştirme konusunda oldukça iyi işler yapıyor. Çok iyi bir lider. Bölgesel güvenlik çabalarında yardımcı olmaya hazır olacağını” ifade etti. Suriye’nin gelecekte Hizbullah’a karşı daha “nokta atışı” saldırıların kolaylaştırılmasına katkı sağlayabileceğini ima ederek, Lübnan halkı için “daha iyi bir yaşam” istediğini söyledi. Suriye tarafı ise Trump’ın bu önerisine hemen yorum yapmadı.
İsyan riski
Ahmet Şara rejiminin ideolojik olarak Hizbullah’a yakın olmadığı doğrudur. Hatta geçmişte Suriye iç savaşında Hizbullah ve İran destekli milislerle çatışmış kadrolardan gelen isimler var.
Bu yüzden, İran’ın Suriye içindeki lojistik hatlarını kesmek, ABD ile istihbarat paylaşımı, Hizbullah ikmal yollarını kapatma, Hizbullah’ın silah transferini zorlaştırmak, sınır kontrolünü artırmak gibi adımlar mümkündür. Ama bu başka şeydir; “İsrail adına Hizbullah’a karşı açık savaşa girmek” başka şeydir. “İsrail adına savaşan yönetim” suçlaması, iç isyan riski, Suriye’de mezhep geriliminin yeniden artması ve şiddete dönüşmesi, orduda bölünme ihtimali...
Bu nedenle Şam büyük ihtimalle doğrudan değil, dolaylı yöntemleri tercih eder.
Erdoğan sıcak bakmaz
Şara rejimi üzerinde çok etkili olan Erdoğan Hükümeti, Şam’ın Lübnan’da askeri görevler üstlenmesine sıcak bakmaz. İsrail’le aynı cephede görünmek istemez. İran nüfuzunun azalmasını sessizce faydalı görebilir. Şam’ın İsrail eksenine kaymasını istemez. Ancak bunlardan çok daha önemli başka bir olasılık da var. Böyle bir kalkışmada İran süpersonik füzeleri rejimi çok ciddi hırpalar ve bunun sonucunda henüz ekonomik sorunlarla cebelleşen ve toplumsal desteği sağlayamamış, ülkenin bütünlüğünü koruyamamış Şara rejimini rafa kaldırabilir.(Prof.Dr. Mehmet Yuva/Aydınlık)

















