Rüyalar ve Gerçekler
"Hani firavun Hz. Musa (as)’ ı büyücülükle itham edip karşısına kendi büyücülerini çıkarttığında büyücüler gerçeği görüp iman edince öfkelenip “ellerinizi ve ayaklarınız çaprazlama keseceğim” diyordu ya! Bunlar da rüyayı bozmaya kalkanlara aynı öfke ile saldırıyorlar. Rüyanın bozulması büyünün bozulması gibidir. Hakikati ortaya çıkarır ve taraftar toplar. Öfkenin asıl nedeni rüyacıların taraftar kaybetme korkusu ve kaygısıdır."
Ülkenin belli bir kesimi rüya âleminde yaşıyor. Kendilerine çok tatlı gelen bu rüyadan bir türlü uyanmak istemiyorlar.
Rüyalarında kendilerini Gazze’de savaşanı mı istersin, İsrail’i korkusundan tir tir titreteni mi istersin, ümmetin bir tek işareti ile harekete geçeceğini bu işareti bekleyeni mi istersin, kendisini üç kıtada koca imparatorluklara diz çöktüren padişahlık düzeninde göreni mi istersin, Hilafetle yönetilen Sünni dünyanın kalesi göreni mi istersin, Pakistan-Mısır-Suudi ve Suriye ile İslam ordusu oluşturanı mı istersin, daha neler neler!
Rüya görmek için uykuda olma mecburiyeti vardır. Gerçekleri görmek için ise uykudan uyanmak gerekir. Bunlar kendilerini uyandırmaya çalışanları düşman gibi algılıyorlar.
Gerçekten de uyuyanları uyandırmak için dürttüğünüzde, sarstığınızda rahatsız olurlar. Bu yüzden gerçekleri göstermek için çabalayanlardan nefret ederler. Çünkü gerçekler hem acıdır hem de acıtıcıdır.
Rüyada Mescidi Aksa’yı kurtarmaktan, İsrail’i yıkmaktan Amerika’ya diz çöktürmekten, ümmeti ayağa kaldırmaktan daha kolay ne olabilir!
Bir uyansalar; Hamas’ın silahlarını susturduklarını ancak İsrail’in her türlü vahşetinin devam ettiğini, İsrail’in işgalini Suriye’de genişlettiğini ve Kıbrıs’a konuşlandığını, 15 Temmuz darbe girişiminde ümmetin darbecilerden yana tavır aldığını, Halifeyi/Padişahı sürgüne gönderen ve gâvur mezarlıklarına bekçi eden kişinin heykellerinin şehirlerin meydanlarına dikildiğini, Devletin Laik ve Kemalist olduğunu, bırakın Sünni olmasını resmen dinsiz olduğunu, her dine hatta dinsizlere aynı mesafede olduğunu, Okullarında verilen eğitimin temel amacının bireyleri Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı gençlik yetiştirmek olduğunu, daha önce de 36 ülkeden oluşan Cidde merkezli bir İslam(!) ordusunun fiyasko ile sonuçlandığını görecekler.
Ne gariptir ki rüyalar sahiplerine “gerçek” gibi görünür. Kişi rüyasından uyanıncaya kadar bütün yaşadıklarını gerçek sanır. O yüzden rüyasında görmediklerine inanamaz. Mesela bütün dünyanın canlı olarak izlediği bir savaşı ‘tiyatro’ veya ‘danışıklı dövüş’ gibi algılar. Süpersonik ve çok başlıklı füzeler, düşürülen uçaklar, vurulan askeri üsler tamamen ‘animasyondan’ ibarettir.
Hani firavun Hz. Musa (as)’ ı büyücülükle itham edip karşısına kendi büyücülerini çıkarttığında büyücüler gerçeği görüp iman edince öfkelenip “ellerinizi ve ayaklarınız çaprazlama keseceğim” diyordu ya! Bunlar da rüyayı bozmaya kalkanlara aynı öfke ile saldırıyorlar. Rüyanın bozulması büyünün bozulması gibidir. Hakikati ortaya çıkarır ve taraftar toplar. Öfkenin asıl nedeni rüyacıların taraftar kaybetme korkusu ve kaygısıdır. (islamianaliz)











