CIA şefinin gündemi Ruhban Okulu
ABD Kongresi bünyesindeki Türkiye Oturumu'nda Barkey ve Gölge, konuşmalarında 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında Türkiye’nin FETÖ’yle mücadelesini hedef aldı, Türkiye’nin FETÖ ihraçlarında 'masum insanları' tasfiye ettiğini iddia etti.
ABD Kongresi bünyesindeki Tom Lantos İnsan Hakları Komisyonu, Türk Devleti’nin açıkça tehdit edildiği ve ABD’nin yaptırım uygulaması gerektiği belirtilen özel bir “Türkiye Oturumu”na sahne oldu.
3 Haziran’daki oturumda CIA’nın operasyon elemanları Michael Rubin ve Henri Barkey ile FETÖ mensubu Serkan Gölge konuştu.
Barkey ve Gölge, konuşmalarında 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında Türkiye’nin FETÖ’yle mücadelesini hedef aldı, Türkiye’nin FETÖ ihraçlarında “masum insanları” tasfiye ettiğini iddia etti.
Oturumda Fener Rum Patrikhanesi ve Heybeliada Ruhban Okulu konuları da gündeme getirildi.
Fener’in ‘ekümenik’ kalmasını istedi
Henri Barkey, Türkiye’de gayrimüslimlerin dini özgürlüklerinin kısıtlandığını ileri sürdü, Hristiyanların ağır baskı altında olduğunu iddia etti. Fener Rum Patrikhanesi için “ekümenik” sıfatını kullanan Barkey, “Ekümenik Patrikhane’nin iç işleyişine yoğun müdahale ediliyor.” dedi. Barkey, Heybeliada Ruhban Okulu’nun kapalı olmasını da gündeme getirerek bunu bir “din özgürlüğü kısıtlaması” olarak sundu.
Henri Barkey
Kongre üyelerinin sorularını yanıtlayan Barkey, şunları söyledi:
“Gerçek şu ki, bugün Türkiye’de çok az Hristiyan kaldı. Bu yüzden, kötü haberi vermek istemem ama Türkler yıllar içinde baskı yaparak ve engeller yaratarak, temelde Hristiyan azınlıkları ve Yahudi azınlığı ortadan kaldırmayı başardılar. Sorun şu ki, Türkler için her zaman Yunanların bir şekilde geri gelip Konstantinopolis’i onlardan geri alacağı korkusu vardı. Yani, bu mantıksız bir korku ve bununla gerçekten pazarlık edemezsiniz, tartışamazsınız. Bu konuda uluslararası talepleri dinlemeyecekler.
Kavala meselesi Yahudi düşmanlığıymış
“Ben Türkiye’de doğdum, Yahudiyim. Erdoğan, Necmetin Erbakan adlı bir Türk politikacının öğrencisi. Erbakan bir Yahudi düşmanıydı. İlginç olan şu ki, Osman Kavala’ya yönelttiği en büyük suçlamalardan biri, Osman Kavala’nın Macar Yahudi George Soros’un müttefiki olmasıdır. Bu başlı başına bir Yahudi düşmanlığıydı.”
Kongre’ye yaptırım çağrısı
15 Temmuz darbe girişiminden sonra tutuklanıp Donalp Trump’ın girişimiyle 2019’da tahliye edilen FETÖ mensubu Serkan Gölge de oturumun konuşmacılarındandı.
Gölge, Türkiye’deki FETÖ davalarıyla ilgili Batılı devletlerin “adaletsiz, hukuksuz” söylemlerini yineledi. FETÖ mensuplarının haksızlığa uğradığını ileri süren Gölge, Türkiye’ye yaptırım uygulanması gerektiğini belirtti. Gölge şunları ifade etti:
“Terörizm yasası asla yasal eğitimi, yasal bankacılığı, sıradan telefon görüşmelerini, indirilen uygulamaları, aile bağlarını, medeni cezalandırmak için genişletilmemelidir. Amerika Birleşik Devletleri’nden Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını istiyorum. Türkiye’nin kağıt üzerinde yasaları ve anayasasında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında bağlayıcı yükümlülükler var. Sorun yasal standartların yokluğu değil, siyasi davalarda yaptırım eksikliğidir.
Serkan Gölge
“Basitçe söylemek gerekirse, bir telefondaki iddia edilen bir uygulama (ByLock) otomatik olarak terörizmi kanıtlayamaz. Bende de bir NASA kimlik kartı ve 1 dolarlık bir banknot bulundu. Bu yüzden üç yıl hapiste ve bir yıl ev hapsinde kaldım. Bunu nasıl açıklarsınız? CIA için çalıştığım söylendi. ABD vatandaşlığım, Gülen hareketiyle bağlantılı bir üniversitedeki eğitim aldığım, telefon rehberim ve 1 dolarlık bir banknot terör örgütü üyeliği olarak gösterildi.”(Aydınlık)

















