PKK'li Ömer Güney'i Ele Veren Detaylar
Paris Mahkemesi, 3 PKK’li kadının öldürülmesiyle ilgili baş şüpheli 31 yaşındaki Ömer Güney’i tutukladı. Sivas Şarkışla doğumlu Güney’in, infaz edilen Sakine Cansız’ın şoförü ve yardımcısı olduğu belirtildi. Polis, cinayetin yaşandığı gün zanlı Güney’in Cansız ile birlikte bina önünde kameralara takıldığını ve içeride 50 dakika kaldığını tespit etti.
3 PKK’li kadına yönelik suikastın ardındaki sır perdesi aralanıyor. Paris Cumhuriyet Savcısı François Molins, Sakine Cansız, Leyla Söylemez ve Fidan Doğan cinayetlerinde baş şüphelinin 1982 Sivas Şarkışla doğumlu Ömer Güney olduğunu açıkladı. Savcı, Cansız’ın şoförü ve yardımcısı Güney’in haricinde, işbirliği yapan başka isimlerin bulunma ihtimalini de göz ardı etmediklerini aktardı. PKK'ye 2 yıl önce katılan Ömer Güney, mahkeme tarafından tutuklandı. Güney’e cinayetlerin işlendiği odadaki 4 su bardağı üzerinden ulaşıldı. Polis, cinayet anında 3 kadının yalnız bulunmadığı ve katilin tanıdıkları biri olduğu ihtimalini değerlendirdi. Yağma ve hırsızlık yapıldığına, katile direnç gösterildiğine dair emareye rastlanmadı. Kamera görüntülerini inceleyen polis, şüphelinin cinayet saatinde binaya 50 dakikalığına girdiğini ve ‘büyük bir valiz’ ile çıktığını tespit etti. Çantasında barut izlerine rastlandı. Mermi kovanlarında bir kişinin DNA parçacıkları tespit edildi ancak mermileri silaha yerleştiren kişinin DNA’sı ile Güney’inki örtüşmedi. Bu, birden fazla kişinin suikastta rol aldığı ihtimalini güçlendiriyor. Şüpheli Güney ise suçlamaları reddetti.
Paris’te 3 PKK’li kadının suikastıyla ilgili soruşturmada şüpheli sayısı bire indi. Dün akşam saatlerinde konuyla ilgili bir açıklama yapan Paris Cumhuriyet Savcısı François Molins, 1982 Sivas Şarkışla doğumlu Türk vatandaşı Ömer Güney’in suikastın baş şüphelisi olduğunu söyledi. Savcı Molins’in verdiği bilgiye göre Ömer Güney’e cinayetlerin işlendiği odada bulunan 4 su bardağı üzerinden ulaşıldı. Polis, cinayet anında 3 kadının yalnız olmadığını ve katilin tanıdıkları biri olduğu ihtimali üzerinden hareket etti. Olay yerinde yağma ve hırsızlık yapıldığına dair bir işaret bulunmadığını belirten Molins, suikasta kurban giden kadınların katile direnç gösterdiğine dair bir emare bulunmadığını ifade etti. Derneğin bulunduğu sokaktaki ve binadaki güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen Fransız polisi, şüpheli Güney’in cinayet saatinde binaya 50 dakikalık bir süre için girdiğini ve çıkarken ‘çok büyük bir valiz’ ile çıktığını tespit etti.
Kamera görüntülerinin ardından Güney’in suikast günü kullandığı çantasında barut izlerine rastlandı. Polise ilk ifadesinde yalan beyanda bulunduğunu kabul eden Ömer Güney, dernekte unuttuğu meyve suyunu almak için binaya geri döndüğünü ve içeride sadece 5 dakika kaldığını iddia etti. Şüpheli, cinayeti kendisinin işlediğini kabul etmedi. Savcı Molins, Güney’in polis sorgusunda ‘kamera görüntülerinin montajlandığını’ ve ‘çantasına birisinin silah koyduğunu’ iddia ettiğini bildirdi.
Molins, “Güney, polis sorgusunda Sakine Cansız’ın yardımcısı olmanın çok ayrıcalıklı bir görev olduğunu söyledi.” ifadelerini kullandı. Polis 3 kadını hedef alan 10 mermi kovanı üzerinde yaptığı DNA testinde bir kişinin DNA parçacıklarına rastladı. Ancak, mermileri silaha yerleştiren kişinin DNA’sı ile Ömer Güney’in DNA’sı örtüşmüyor. Bu bilgi, birden fazla kişinin suikastta rol almış ihtimalini güçlendiriyor. Fransız savcı, suikastta kullanılan silahın henüz bulunamadığını, ancak bu durumun Ömer Güney aleyhindeki delillerin önemini azaltmadığına vurgu yaptı. 7.65 mm kalibreli silahın otomatik silah olup olmadığını henüz tespit etmediklerini de ekledi.
Ömer Güney’in iki yıldır PKK üyesi olduğunu belirten Molins, Güney’in cinayetten bir gün önce 8 Ocak’ta Paris’te bir bankamatikten 1.000 Euro nakit para çektiğini, ancak paranın kaynağını açıklayamadığını söyledi. Molins, Kürdistan Enformasyon Merkezi’nin ‘AB tarafından terörist örgüt olarak kabul edilen PKK’ye bağlı bir kurum’ olarak faaliyet gösterdiğini aktardı. Molins, Leyla Söylemez ve Sakine Cansız’ı, ‘Terörist bir organizasyonun üyesi’ ve Fidan Doğan’ın PKK’nin sempatizanı olarak tanımlaması da dikkat çekti. Güney Paris Mahkemesi tarafından tutuklandı.
Fransa İçişleri Bakanı Manuel Valls, “Kendi topraklarında kamu güvenliğine hiçbir tehdidi kabul etmeyen Fransa, söz konusu soruşturmayla bu iğrenç olayın aydınlanması yönündeki koşulsuz kararlılığını göstermiştir.” ifadelerini kullandı. Fransız haber ajansı AFP ise savcılık kaynaklarına dayandırdığı haberinde “iç hesaplaşma” ihtimalinin güçlendiğini iddia etti.
Zanlıyı, kamera kayıtları ele verdi
Savcı François Molins, suikastın işlendiği gün Ömer Güney’in hareketlerini dakika dakika tespit ettiklerini kaydetti. Molins’in verdiği bilgilere göre, 9 Ocak günü saat 11.19’da Sakine Cansız ve Ömer Güney, suikastın işlendiği derneğin kapalı otoparkına giriş yaptı. Elinde bir çanta taşıyan Cansız, Güney’le birlikte 11.29’da derneğe girdi. 20 dakika sonra 11.49’da zanlı Güney, dernek binasından arabasıyla yalnız ayrıldı. Derneğin çifte şifreli kapısının kodlarını bilen Ömer Güney 12.11’de derneğe tekrar gelerek 12.56’ya kadar içeride kaldı. Güney’in dernek binasından hızlı bir şekilde elinde büyük bir valizle çıktığı görüldü. Suikastın işlendiği derneğin bilgisayarının en son 12.43’te kullanıldığı tespit edildi. Savcılık, bu süre zarfında 3 kurban ve katil zanlısının masada bulunan 4 bardaktan yola çıkarak sohbet ettiğini ve cinayetin 12.43 ve 12.56 arasında işlenmiş olabileceğini tahmin ediyor.
“Güney’in beyninde tümör var” iddiası
Tutuklanan Ömer Güney’in baş şüpheli olarak isminin açıklanmasının ardından Paris’in banliyösünde yer alan Garges-les-Gonesse’de de aileyi tanıyanlar evine gitti. Zaman’a konuşan Güney’in yakın çevresi, zanlının yaklaşık 2 yıl önce PKK’ye girdiğini ve Almanya’daki bir örgüt kampında eğitim aldığını ileri sürdü. Güney’in PKK’ye katıldığı için ailesiyle arasının bozulduğu ve 2 yıldır aile fertleriyle görüşmediği iddia edildi. Ayrıca, Güney’in örgüte girdikten sonra eşinden boşandığı ve psikolojik tedavi gördüğü belirtildi. Yakınları, Ömer Güney’in beyninde tümör bulunduğunu öne sürdü. CNN Türk televizyonuna bağlanan zanlının amcası Zekai Güney ise, “Yeğenim hasta. Beyninde tümör var, hastane raporları var, rahatsız” diye konuştu. (Zaman)

















