Mayın mı Tehlikeli İsrail mi?
Ak parti hükümeti önderliğinde Türkiye, oldukça zor bir dönemeçte. Ergenekon terör örgütü, meselesinde somut bir ilerleme görülmedi. Ülke de işsizlik, ilk kez rekor düzeye ulaştı. Ekonomik kriz, ülkeyi baştan sona kuşattı. Keza, Kürt sorunu olduğu gibi, devam ediyor… Derken şimdi de bu sorunları gölgede bırakacak bir olay ile karşı karşıya...
Ülkeyi, kaosa sürükleyen, ekonomik kriz, işsizlik, terör olaylarından dolayı ülke halkının, bunalması, sarsılması, yıpranması yetmezmiş gibi şimdi de, Türkiye-Suriye sınırındaki mayınlı arsayı temizleyip, tarıma açması amacıyla İsrail’e 49 yıllığına kiralıyor. Neden İsrail? Türkiye-Suriye sınırındaki mayınların, İsrailler tarafından temizlenmesi ve bu toprakların İsrailliler tarafından tarıma açılmasından başka bir alternatif yok mu? Güneydoğu halkı başta olmak üzere, tüm ülke halkı, İsrail in temizleme çalışmasına katılmasını ve toprakların onlara kiralanmasını istemiyor.
Çünkü sağcısı, solcusu, Kürdü, Türkü, tüm Türkiye, İsrail’in MAYINLARDAN DAHA TEHLİKELİ OLDUĞUNU BİLİYOR. Ortadoğu da, fitnenin başı konumundaki İsrail in, her an kudurabileceğinin farkındadır. Ancak buna rağmen,
Suriye sınır boyu, Mardin, Şırnak, Şanlıurfa, Gaziantep, Hatay ve Kilis i çevreleyen 210 milyon metrekarelik mayınlı arazinin, tarıma açılması için temizle-kullan modeliyle ilgili ihale çalışmaları hızlandırılmıştır. NATO nun alt birimi Namsa nın, onay vereceği firma ile işbirliği şartı konulduğu belirtilmişti.
Suriye sınır boyu, Mardin, Şırnak, Şanlıurfa, Gaziantep, Hatay ve Kilis i çevreleyen 210 milyon metrekarelik mayınlı arazinin, tarıma açılması için temizle-kullan modeliyle ilgili ihale çalışmaları hızlandırılmıştır. NATO nun alt birimi Namsa nın, onay vereceği firma ile işbirliği şartı konulduğu belirtilmişti.
Uluslararası sözleşmeler nedeniyle, Türkiye nin önüne 7 yıldır konulan mayınlı arazilerin, temizlenerek tarıma açılmasına ilişkin talep, her geçen gün somutluk kazanmaya başladı. Mayınların ağırlıkta bulunduğu Suriye sınır boyu ve Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep, Hatay ve Kilis i çevreleyen 210 milyon metrekarelik mayınlı arazinin temizlenmesine karar verilirken, temizle-kullan adıyla ihale hazırlıklarının başlatılması büyük tartışmaları da beraberinde getirdi.
Başta da değindiğimiz gibi, Türkiye çok zor bir süreçten geçiyor.
Daha önce Nusaybin’deki mayınlı bölgeyi, TSK kendi imkânları ile temizledi. Burası neden temizlenemiyor? Genelkurmay Başkanlığı "teçhizat ve özel eğitilmiş, uzman personel yetersizliği" diye açıklama yaptı, ama yetersizliğin sebebi hakkında neden bir şey söylemedi? Suriye sınırının mayınlardan temizlenmesi, 1992 den beri gündemde; gerekli teçhizat bugüne kadar niye alınmadı veya imal edilmedi? Gerekli uzman personel bugüne kadar niye yetiştirilmedi?
Daha önce Nusaybin’deki mayınlı bölgeyi, TSK kendi imkânları ile temizledi. Burası neden temizlenemiyor? Genelkurmay Başkanlığı "teçhizat ve özel eğitilmiş, uzman personel yetersizliği" diye açıklama yaptı, ama yetersizliğin sebebi hakkında neden bir şey söylemedi? Suriye sınırının mayınlardan temizlenmesi, 1992 den beri gündemde; gerekli teçhizat bugüne kadar niye alınmadı veya imal edilmedi? Gerekli uzman personel bugüne kadar niye yetiştirilmedi?
Bu mayınlı 210 bin dönümlük, bir organik tarım yapabileceğimiz alanı neden ısrarla yabancı şirketlere veriliyor? Davos fatihi(!) Erdoğan’a ne oldu da birden bire, İsrail’e karşı tutumu değişti. Bu kadar uzun süreli bir toprağın verilmesinin ne kadar ağır sonuçlar doğuracağını düşünemiyor mu? Erdoğan yönetimindeki AKP iktidarı, bana göre sınıfta kalmıştır. Yolsuzlukların, önüne geçeceğini söyleyen AKP de, diğer partilerden farkını yansıtamadı. AB ye Girmek için, deyim yerindeyse kılı kırk yarıp AB dayatmalarına, sonunda pes dedi. Dalga dalga gelen, ETÖeylemleri meselesinde gelinen son nokta, ilk nokta gibidir. ABD nin ülkemizi sürüklemek istediği BOP oluşumu, Ermeni ve Kürt meseleleri -Ekonomik KRİZ, ve özellikle MÜSLÜMAN HALKIN BEKLENTİLERİNE Cevap verememesi- gibi kötü sonuçlara karşın Erdoğan’ın, kendinden emin ve az zamanda çok iş yaptım düşüncesi doğru değildir.
AKP iktidarının, 49 yıllığına İsrail e vermek istediği mayınlı arazide Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı nca yapılan çalışmalar neticesinde, 3 kuyuda petrol bulunduğu tespit edilmişti. Bu arazinin İsrail’e kiralanması durumunda, doğacak bütün sonuçlara AKP gibi, ülke halkı da sorumlu olur. İsraillilerin, Türkiye-Suriye sınırındaki "organik tarım"ı, fitne-fesat operasyonlarına alet etmekten geri durmayacaklarını, en azından askeri istihbarat faaliyetlerinde bulunacaklarını hepimiz biliyoruz. Bu Bölgedeki, verimli toprakları, yer alti zenginliğini görmezden gelmek, akıl karı değildir. Onlarca sorunlarla boğuşan Türkiye de, bu kaos ortamında, ilk çözülmesi gereken konu bu olmalıdır.
Herkes ile aynı fikirdeyim. Eğer bu konuda geri adım atılamazsa, bu vatana ihanettir.
Vesselam…
Tayfun HAK
HÜRSEDA HABER












