“Bu ümmette en mağdurlar:...”
En mazlumlar ve en zalimler kimlerdir, diye karışık duygularımızı ifade edelim:
-Bu dünyada en hüzünlü mağdurlar; feryad edenler değil, feryadı çıkamayan ama bakışları Arşı âlâyı titreten, sıkışmış Gazze’li milyonlardır.
-Bu topraklarda en yaranmaz iyiler; sırf mezhepleri farklı diye, binlerce yardımlarına ve hatta şahadetlerine kör kesilenler, şer muamelesi görenlerdir; Direniş Cephesi’dir.
-Bu dünyada en yaman müslüman zalimler; İsrail’i bol bol kınayıp, sonra da onu kurtaracak hertürlü operasyonu yapanlar ve ticareti kesmeyenlerdir. Tramp’ın dostu, sözde müslüman liderlerdir.
-Bu ülkede en mağdurlar; mazlum diye hainleri eve alıp, kendi kapı dışına sürülen vatansızlardır. Sofraya oturtup, kendi aç bırakılan; söz hakkı verip, sözsüz kalanlardır.
-Bu halkta en yaman arsızlar ve haram yiyiciler; terbiyeli dul kadının evinin etrafında gezenlerdir. Yetim çocukların tarlasına konan amcalardır.
-Bu alemde en zalim evlatlar; pir-i fani ihtiyarları, “huzur(suz) evler”e atanlar yada evde tek koyup, hanımıyla tatile koşanlardır.
-Bu ümmette yakîn ettimki, en mağdurlar; hak sözü söyleyenler değil; başkalarına haksızlık yapılmasın diye, tarafların batıl sözlerini -biçare biçare- düzeltmeye çalışan zavallılardır, yaranamayanlardır.
-Bu müslümanlıkta en mağdurlar; dindar yobazların çılgın ateşini söndürmeye çalışanlar, toprak gibi altta ezilenlerdir. Özellikle, nefret kazanını kaynatanların, hışmına uğrayanlardır.
-Bu dindarlıkta yakîn ettimki en biçareler; “müslüman taşlar-tuğlalar” değil, bunlar birbirine sürtünmesin diye, arada harç-çimento olup ezilenlerdir.
-Yakîn ettim ki bu müslümanlıkta en mağdurlar; ne Şiîler, ne de Sünnîler’dir. En mağdurlar; “demir pençeli dindar ve kindar alim kurtlar”, itişip dalaşmasınlar diye, ayırmaya çalışanlardır.
-En zavallılar dindarlar; çirkin oyunları ve haksızlıkları edeple deşifre ve ikaz ettikleri için; yersiz, yurtsuz ve cemaatsiz bırakılanlardır. Özellikle de “tekfir baltası”nı haksız yere yiyenlerdir.
-Bu mezhepte en mağdurlar; “Allah’tan korkun! Sahih hadis olan Kur’ân ve Ehl-i Beyt yerine bir yalan söz yani Kur’ân ve Sünnet yazıp Yüce Peygamber’in sözlerini bozmayın. Ayıptır!” dediği için fitneci muamelesi görenlerdir. Ki, kendi Peygamber’lerinin sözlerini bozanlar olmalarına karşın.
-Bu ümmette en azîm mağdurlar; Hz. Âlî gibilerdir. Hakkını savunsa; “Bak, iktidar peşinde!” savunmasa; “Demek ki Peygamber’in Vâsî’si de değilmiş ki, hakkını aramadı?” denilenlerdir.
-İlim camiasında en kimsesizler; fırtraten haksızlığa dayanmadıkları için, kem ilim, fakat çok vicdan ile, kimi âlâ ve alim şahsiyetlerin, bazı ednâ sözlerini düzeltmeye koyulanlardır.
Filistin ile başladık, sözü yine Filistin ile bitirelim:
-Şu insanlık tarihinde en azgın zalimler; kafası kesilmemiş kindar mazlumlardır, ki Hitler onlara zulm etmiştir, onlar da zavallı Filistin’e zulm yapanlardır... vesselam. (Selahattin Çelik - Hürseda)











