Kışanak ve Kan Uyuşmazlığı
Eş Genel Başkan Gülten Kışanak, HDK'nin "İstanbul Ortadoğu Forumu"nda yaptığı konuşmada, Ortadoğu'daki gelişmeler ve Kürt meselesini değerlendirdi.
Bizler de bu değerlendirmeler üzerine bir değerlendirmede bulunacağız. Maalesef sol zihniyetli kimseler neredeyse halklarından ve geçmişlerinden habersizler. Bu insanların, halkına ve toplumuna bu kadar yabancı olmalarının sebebi ya Kürt toplumunu tanımamaları ya da gerçekten Kürt olmamalarından kaynaklanıyor. Kürt halkı için yola çıktığını iddia eden Gülten Kışanak da bunlardan biri.
Şimdi Kürt halkının örf, adet ve kültüründen uzak olan Kışanak “Bölgede etkili olan İslami örgütlerle Kürt hareketinin kan uyuşmazlığı içinde olduğunu” iddia ediyor. Bizler, bu sözlere hiç mi hiç katılmıyoruz.
Bir kere Sayın Kışanak Kürt halkının asırlardır müslüman bir halk olduğunu ve islami kültüre sahip olduğunu ya bilmiyor ya da bundan habersiz. Başka bir deyişle aralarında bulunduğu dinsiz ve ateist kimseleri Kürt halkı olarak görüyor. Birisinin ona hatırlatması lazım “Kürt halkı miladi 639 tarihinden beri müslümandır ve islami yaşam tarzını benimsemiştir.”
O gün bu gündür Kürtler islamla bütünleşmiş, Müslümanlık Kürtlerle özdeşleşmiştir. Hatta ve hatta “Kürt” ismi bile islamdan sonra verilmiştir. Kışanak, ya bu bilinçten mahrum ya da Kürt tarihini hiç okumamış. Veya aklımıza başka şeyler gelmektedir. Mesela Kışanak’ın Kürt halkından olmayan biri olması gibi…
Kışanak Ortadoğu hakkında pek bilgi sahibi değil. Çünkü Ortadoğuda “Sol muhalefetin bastırılmaya çalışıldığından” bahsederek bugüne kadar Ortadoğuda solcu iktidarların yönetimde olduğunu unutuyor. Saddam Hüseyin, Cemal Abdulnasır, Albay Kaddafi ve Hafız Esad gibi zalim ve kan içici diktatörlerin sol zihniyet sahibi olduklarını ya unutuyor ya da görmemezlikten geliyor. Veya bu zalim iktidarları hoş görüyor.
Kışanak, Ortadoğu gerçeğinden o kadar uzak ki Ortadoğu kültürünün islam ve Müslümanlıkla yoğrulduğunu, sıkılan her karış toprağından müslüman kanının fışkıracağını, hele hele Selahaddin Eyyubi gibi Büyük Kürt Sultanının Ortadoğuyu sömürgeci haçlılardan kurtarmak için Avrupalı sömürgeci haçlılar ile savaştığını bilmiyor olmalı ki konuşmasında Ortadoğuyu kastederek;
“Daha çok İslami karakterli muhalefet örgütlerinin öne çıkmaya başladığını belirterek, doğrudan İslami hedefleri olmayan, diktatörlüğe isyan eden milyonlarca kişinin olduğunu ancak bunların örgütlü politik bir aktör olmadıklarını dile getirebiliyor.
Bu sözler için “el insaf” demek gerekiyor. İnsan ancak bu kadar yaşadığı topraklardan, içinde bulunduğu milletin yapısından habersiz olabilir?
Kışanak bilmiyor mu bu topraklarda yıllardır müslümanlar örgütlü olarak kanlarını, canlarını, mallarını feda ediyorlar. Yüzyıllardır Şeyh Saidler, Şeyh Muhammed Berzenciler, Şeyh Abdusselamlar, Ömer Muhtarlar, Hasan Elbennalar, Mevlana Halidê Şehrezori’ler, Kadiriler, Nakşibendîler, Selusiler ve bunlar gibi yüzlercesi bu topraklarda İngiliz, Amerikan, Fransız, Hollanda, İtalya gibi batılı sömürgeci güçlere karşı mücadele veriyorlar.
Sayın Kışanak o kadar halkından ve müslüman Ortadoğu'dan habersiz ki Afganistan'dan, Mısır'a, Türkiye'den Libya'ya, Yemen'den Tunus'a, Suriye’den Cezayir’e Kürdistan’dan Lübnan'a kadar her yerde islami hareketlerin örgütlü ve bilinçli bir mücadele içinde olduklarını ve iktidara yürüdüklerini herhalde görmüyor, göremiyor.
Lübnanda Siyonist İsrail’i durduran gücün Hizbullah ve islami Hamas olduğunu; Mısır, Suriye, Libya, Tunus ve diğer Arap ülkelerinde zalim diktatörleri alaşağı eden İslami hareketlerin varlığını, Afganistan ve Irakta Amerika ile savaşta olduklarını hiç görmüyor.
Kafasını devekuşu misali kuma gömüp sadece kendi gördüğünü algılayabildiği için çevresindekilerden haberdar olmuyor. Veya haberdar olmak işine gelmiyor, daha da ötesi belki de bu alanda bilgi sahibi bile değil. Bazı gerçekleri artık öğrenmesi gerekiyor.
Her şeyden önemlisi mensubu bulundukları kesimin Türkiye’nin değişik yerlerinde islami cemiyetlere saldırdıkları, hatta ve hatta mensuplarını öldürmeye kadar vardıklarını görmüyor.
Daha da önemlisi, İslami Cemaat ve Cemiyetlerin Kürtlerin kalbi olan Diyarbakır’ın merkezinde “Kutlu doğum etkinliklerinde” binleri, onbinleri, yüz binleri değil milyonları bir araya getirdiğini ya bilmiyor ya görmüyor, ya da görmemezlikten geliyor.
Bilmiyorlar mı güneşe gözünü kapatan sadece kendine gece yapar. Gerçekler gözlerin kapanması ile yok olmaz. Onlar istedikleri kadar hakikatlere gözlerini yumsunlar müslüman mahallesinde salyangoz satamayacaklarını bilmelidirler artık. Hala kafalarını kuma gömenler “Bölgede etkili olan İslami örgütlerle Kürt hareketinin kan uyuşmazlığı olduğunu” belirtebiliyor.
Oysa asıl Kürt halkı ile kan uyuşmazlığı içinde olanlar bizzat kendileri ve kendileri gibi düşünen dinsiz, imansız, sol zihniyetlerdir. Bu gerçeklerden habersiz hala Kürt halkını kandırabileceklerini düşünebiliyorlar.
Akabinde Sayın Kışanak "Türkiye'deki Kürtler daha sol perspektiften bakan bir aktör durumunda” diyebiliyor. Oysa Kürtlerin hiçbir şekilde Sol cenahtan bakmadıkları ortada. Bunun en güzel kanıtı kendilerine oy veren cenahın % 90'ının inançlı kimselerden olmasıdır.
Gerçekte Türkiyede sol perspektiften bakan Kürtler değil, belki Kemalist düşüncenin kucağında büyümüş, Kürtçe konuşmayı bile beceremeyen asimile edilmiş solcu ve ateistler olduğunu ya görmüyor veya görmemezlikten geliyor.
Artık Kürtlerin; Allah'a iman eden “Muvahhid Müslümanlar” olduğunu bilmesi gerekiyor. Kürt halkı tarihin hiçbir yerinde islamdan uzak, islamın dışında bilinmiyor, aksine Müslümanlar olarak Kürtlerin tarihin her sayfasında yer aldığını, islama ve müslümanlara saldıran sömürgeci, misyoner ve emperyalistlere işbirlikçiliği yapan Ermeni, Hıristiyan ve Yahudi menfaat gruplarına karşı tarihin her döneminde mücadele ettiklerini bilmek gerekiyor.
Sayın Kışanak, halkına tavsiyelerde bulunmakla kalmayıp Ortadoğu ülkelerine de nasihatlerde bulunuyor. “Ortadoğu'daki hareketlerin demokratik rotaya çevrilmesi için demokratik muhalefetin örgütlenmesi gerektiğini belirtiyor” fakat ne yazık ki kendi halkının arasında, Kürt milleti içinde Demokrasinin, özgür ve hür düşünme sisteminin getirilmesi gerektiğini düşünemiyor.
Kürt halkı içinde Demokratik düşüncenin yerleştirilmesini düşünmüyor. Kürtlerin müslümanca yaşama ve örgütlenme haklarını görmemezlikten geliyor. Demokratik mücadeleyi sadece kendi hısımlarının hakkıymış gibi görüp Kürt halkının aslını oluşturan inançlı ve dindar kesimi yok sayarak ve onlara hiçbir hak tanımayarak demokratik anlayışını ortaya koyabiliyor. Ya da “Demokratlıktan” kendi düşünce ve gücünün iktidar olmasını anlıyor.
Kışanak, “Demokrat” anlayışında daha da ileri giderek % 99 müslüman olan Kürt halkının çoğunluğunu bir tarafa bırakıp “Çoğunluğun haklarının gözetildiğini, azınlığın haklarının güvence altına alınmadığını” iddia ederek bu güne kadar Kürt halkı arasında solcu ve ateistlerin yaptığı hataya tekrar düşüyor. Çoğunluk haklarını bırakıp azınlık hakları peşinde koşuyor. Bir başka deyişle azınlığın çoğunluk üzerinde hâkimiyetini istiyor. Çoğunluk haklarını yok sayarak halkın %10'u denebilecek azınlığın haklarının peşine düşmek ancak onlar gibi demokrasi anlayışının sahiplerine has olsa gerek. Oysa ona düşen en azından halkın % 99'unun hakkını savunması değil midir?
Çoğunluğu oluşturan Müslüman Kürt halkının inançlarına saygı göstermez, kâle almaz, inanç ve düşüncelerini ayaklar altına almaktan kaçınmazken kalkıp sadece azınlıkların haklarının peşinde koşulması ne derece hak arayışı olarak nitelendirilebilinir, düşünmek gerekiyor.
Sormazlar mı “Kürt Halkının çoğunluğunun müslüman olduğu bir bölgede neden müslümanların haklarını koruma doğrultusunda bir hak arayışında bulunmuyorsunuz? diye…
Tabi ki her Müslüman Kürdün bu soruyu sorma hakkı vardır ve Kürt halkının haklarının savunuculuğuna soyunan Kışanakların da bu sorulara cevap vermesi gerekmektedir. Yoksa batı âlemine şirin görünmeye çalışmalarının altında başka nedenler aramak gerekecektir.
Sözü fazla uzatmaya gerek yoktur. Sayın Kışanak ve Kışanak gibilerinin bu halkın kültürünü inkâr ederek veya görmemezlikten gelerek Kürt halkına verebilecekleri hiçbir şey yoktur. Artık Kürt halkının haklarını savunanların bu gerçeği görme zamanı gelmiştir.
Müslüman Kürt halkını Kültüründen, örfünden, inancından, geleneklerinden, dininden, uzaklaştırmaya çalışılmamalıdır. Kürt halkının inanç ve düşünceleri ile barışık, halkın kültürüne saygılı bir mücadelenin verilmesi gerektiği bilinmelidir.
İslama ve müslümanlara saygı göstermeyen hiçbir fikrin Kürt halkı üzerinde başarıya ulaşması mümkün değildir. Kışanak ve Kışanak gibi düşünenlerin ya Kürt halkının gerçeklerini öğrenmeleri veya bu gerçekleri kabul etme zamanları gelmiştir.
Müslüman Kürt halkını tanımayanların Kürt halkı haricinde bir halktan oldukları düşünülecektir.
(Haberdiyarbakır)












