Peygamber Sevdalılarına Selam Olsun
Bu gün farklı bir gündü. Güneş bir ayrı doğuyordu. Bu gün âlemlere rahmet olan Peygamberin kutlu doğum günü kutlanıyordu.
İnsanlar bir başka şevkle uyanmıştı uykularından. Bir başka aşkla kılıyorlardı sabah namazlarını. Bu gün Yüce insan, Şanlı Önder, Büyük Rehber Hz Muhammed salât ve selam üzerine olsun için bir araya gelecekti insanlar. Günlerce bunun için hazırlıklar yapılıyordu. Elleri, ayakları öpülesiceler bunun için gecelerini gündüzlerine katmış o yüce zatın topluluğunun sayısının artması için çalışıyordu.
Hemen hemen her ev Kutlu Peygamber Hz Muhammed (sav) in sevdası için erkenden kalkmış, bayramlık elbiselerini giyerek Âlemlere rahmet olan zat için evlerinden çıkmaya hazırlanıyordu.
Dillerde tekbirler, ellerde tespihler, kalplerde zikirler, salâtlar ve selamlar ile hep birlikte Kutlu Doğum için Peygamber Sevdalıları ile buluşmaya koşuyorlardı.
Kapılardan onlar, yüzler, binler, onbinler yüzbinler evlerinden salâvatlarla, tekbirlerle, istiğfarlarla, Fatihalar ve Yasinlerle Allah resulüne koşuyorlardı.
Onu sevenlerle buluşmak, mahşerde sevgisini ispat etmek, Kevser havuzundan o yüce zat ile birlikte su içmek için koşuyorlardı.
Bu sevgi grupların değil, fırkaların değil, şahısların değil, cemaatlerin değil sadece ve sadece Allaha ve onun Resulü olan Hz Muhammed (sav) e olan bir sevgiydi. İnsanlar sırf ona koşuyorlardı. Şahıslara, kişilere, gruplara, cemaat ve cemiyetlere değil, sırf Allaha ve onun Resulü olan Hz Muhammed (sav) e koşuyorlardı.
Allah ve Resulünün sevgisini göstermek için bir araya gelen insanlar yüz binlerle alanları doldurmuş, Allah için tekbir getiriyor, salâvat getiriyor zikir ediyorlardı. Allahı sevdiklerini, onun Resulü olan Hz Muhammed (sav) sevdiklerini göstermek ve onları sevenleri sevdiklerini göstermek için meydanlara koşuyorlardı.
İnsanlar; Allah sevgisi ve onun Resulü olan Hz Muhammed (sav) sevgisi için halka halka olmuş seslerini Âlemlerin Rabbi olan Allaha duyuruyor, onu sevdiklerini haykırıyor, onun yolunun yolcuları olduklarını ispat ediyor, ona yalvarıp yakarıyorlardı.
Gökten melekler saf saf inmiş bu halkların halkalarının etrafında kümeleniyor, onlara görünmeseler de Allahın selamlarını getiriyorlardı. Meleklerle neredeyse melekleşmiş olan Allahın Sevgilileri, Peygamberin sevdalıları halka halka halkalanmış, hep birlikte Allahı zikrediyorlardı.
Tekbirler, Tevhitler, Salâvatlar, Zikirler, Fatiha ve Yasinler yüz binlerin dillerinden göklere yükseliyordu. Allahı anan, Resulünü yücelten yüz binlerce kadın, erkek, yaşlı genç hep birlikte Rableri olan Âlemlerin Rabbi, kâinatın yaratıcısı, ahiret gününün sahibi olan Allaha dua ve niyazda bulunuyor onu anıyorlardı.
Bundan daha kutlu mutlu ve daha güzel ne olabilirdi?
Binlerce, onbinlerce, yüzbinlerce, milyonlarca can, yoluna feda olsun ya Resulullah, diyorlardı.
Selam size Ey Peygamber Sevdalısı gençler…
Selam size ey Peygamber sevdalıları olan yaşlılar. Çocuklar, kadınlar, kızlar, yedilikler yetmişlikler.. Selam sizlere..
EY GÖZLERİMİZİN NURU! Sana geliyoruz. Ya Resulullah sana koşuyoruz. Ey gönüllerin gülü, güllerin sevgilisi, bülbüllerin nağmecisi sana geliyoruz. Seni seviyoruz. Senin için koşuyoruz, Ey gönüllerin nuru, canımızın kurban olduğu, kanımızın kendisi için dolaştığı, ruhumuzun onunla kalu bela da “BELA” dediği, onunla Rabbimize secdeye kapandığı…
Sana geliyoruz. Ya Resulullah hem vallahi hem de billahi herkes şahit olsun ki seni canımızdan, malımızdan, anamızdan babamızdan, çocuklarımızdan çok çok seviyoruz.
Seni âlemleri yaratan Rabbül Âleminin buyruklarını, emirlerini, ayetlerini getirdiğin için seviyoruz. Seni Allah zülcelale herkesten daha iyi bir kul olduğun için seviyoruz. Seni, Allah azze ve cellenin büyüklüğünü, azametini bizlere gösterdiğin için seviyoruz.
Seni, Allahın emirleri olan yüce Kur’an’ı kerimi bizlere bildirdiğin için seviyoruz. Seni Allahın emirlerini hiç kimseden korkmadan, kimseden çekinmeden, kimseden yılmadan hakkı hak olduğu, batılı batıl olarak gösterip yaşadığın için seviyoruz.
Seni hiç kimsenin kınamasından çekinmeden hakkı söylediğin için seviyoruz. Seni adaletin yanında yer alarak haksıza karşı durduğun için seviyoruz.
Ya Resulullah, seni hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadan Âlemlerin rabbi olan Allahın emirlerini insanlara bildirdiğin için seviyoruz.
Yer ve gök ve yer ile göğün içersinde olan her şey şahit olsun ki, Seni Allahın kulu, Resulü, sevgilisi ve temsilcisi olduğun için, onun isteklerini bizlere bildirdiğin için, onun istediği şekilde yaşayıp bizlere yaşama yolunu gösterdiğin için seviyoruz…
Ey gözlerin nuru! Anamız babamız, canımız, malımız, evlatlarımız ve tüm varlığımız sana feda olsun…
Bu kutlu doğum münasebeti ile emeği geçen her şahıs, kişi, kurum, kesim, cemmaat ve cemiyete, katılan, bulunan ve yapılmasında emeği geçenlere sonsuz teşekkür ediyor, her birini en içten duygularla tebrik ediyor, ellerinden ayaklarından öpüyor, bastıkları yerin tozuna yüz sürüyorum.
Allah hepsinden razı olsun bizleri de hayrından mahrum kılmasın…












